- Gevher Nesibe Darüşşifası ve Tıp Medresesi
Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev kardeşi Gevher Nesibe Sultan adına yaptırmıştır. Anadoluda döneminin en eski ilk hastahanesidir. Yanında yer alan tıp medresesi ise dünyanın ilk yapılmış ilk tıp medresesidir. Günümüzde müzeye dönüşmüş, İnteraktif yapısı keyifli ve bilgilendirici tur sağlıyor. - Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi
Kayseri’de bilinen ilk Ermeni kilisesi 1191 yılında Surp Krikor ismiyle bilinir. Varlığını 17. yüzyıla kadar korumuş olan bu kilise 1653’te aynı şekilde karşımıza çıkar. Yüzyıllar boyu onarılarak ve yeniden inşa edilerek günümüze kadar ulaşan kilise budur.19. yüzyılın ilk yarısında harab olmuş veya yıkılmış olan bu kilise, 1859’da yeniden inşa edilir. Bu inşaat işinde herkes tarafından sevilen bir esnaf olan Kevork Ağa Mındigyan önemli rol oynar ve arkadaşları ile beraber kilisenin gereksinimlerini adilane bir şekilde karşılar. Tüm pastırma tüccarları, zanaatkarlar ve esnaf başlıca destekçileridir. Büyük bir şevkle çalışıp, işi kısa zamanda bitirirler. 1875’te vefat eden Kevork Ağa avluya gömülür. Kilise’nin iç sıvası ve altın varak kaplaması ise 1903’te yapılır. Kilise 1996’da Kayserili Zadig ve Penyamin Toker kardeşlerin hayırseverliğiyle yenilendi. Kilise son kez 2009’da onarım görerek Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan tarafından ibadete açıldı.
1969 yılında açılmış kayseri ve bölgesinde buluna arkeolojik kazılardan çıkarılan eserler sergilenmiştir. Kalkolitik dönemden itibaren çıkarılan çanak, kil kaplar ve aletler, Kültepe de keşfedilen Asur ticaret koloni yazıları, Selçuklu ve Roma dönemi eserleri bulunmaktadır.
Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat’ın kızı
Prenses Şah Cihan Hatun için 1289 yılında yapılmıştır. Kümbetin üzerine
işlenmiş taş süslemeleri Türk sanatının zenginliğini göstermektedir. Selçuklunun en önemli sembollerinden Çift başlı
kartal, aslan ve hayat ağacı kabartmaları ilk dönem canlılığı aşınmalardan dolayı günümüzde çok net olarak görünmemektedir.
Danişment hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından 1134-1143 yılları arasında yaptırılmıştır. 1206, 1723 yıllarında onarım görmüştür. Cami içindeki kitabede: Bu cami, Kılıçaslan oğlu, büyük Sultan Keyhusrev devrinde - Allah onun yardımını yüceltsin- H.602/M.1206 yılında Yağıbasanoğlu, Muzaffereddin Mahmud tarafından onarılmıştır.
Osmanlı döneminde yapılan kapalı çarşılar arasında İstanbul’dakinden sonra en büyük kapalı çarşıdır. 15. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. İçerisinde farklı isimlerle anılan birçok çarşı bulunan yapıdaki tek kitabe, 1844’te Hacı Efendi’nin yaptırdığı ve kendi adıyla anılan çarşıda yer almaktadır. 1870 senesinde yaşanan yangın sonucu neredeyse tümü yanan çarşı, Maraşlı Osman Paşa’nın uğraşları ile taş malzeme ile yeniden yaptırılmıştır. Yapı, 1907 Ankara Salnamesi’nde iki binden fazla dükkân ve mağazayı kapsayan “muhteşem kâgir çarşı” olarak geçmektedir.Kapalı Çarşı, halen yöreye özgü yiyecek ve el işlerinin satıldığı dükkânları barındırmaktadır.
Kayseri'nin bir ilçesi olan Talas, Geç Osmanlı döneminde Türk, Ermeni ve Rum halkı gibi farklı medeniyetlerden insanlara ev sahipliği yapmıştır.Toplam nüfusu yaklaşık olarak 11616 olduğu düşünülmekte, ayrıca Talas'ta Müslüman ve gayrimüslim nüfusunun ayrı mahallelere değil bir arada hatta bazı durumlarda aynı sokaklarda komşu olarak yaşadıkları da anlaşılmaktadır. Bu etkileşim mimari yapılara da yansımış ve önemini bugün bile korumuştur.Geleneksel Talas evlerinin genellikle bir bahçesi bulunmaktadır. Bu evlerde ilk giriş kapısı bahçe duvarında yer almaktadır. böylelikle evlerin hemen sokağa değilde önce bir bahçeye açılması korunaklı bir giriş oluşturmaktadır. Talas evlerinde beşik tonozlu kaya oyma bodrumlar bulunmaktadır. Bu yapılar sağlam bir temel oluşturmaktadır. Ayrıca yiyeceklerini burada uzun süre muhafaza edebilmişlerdir.Talas evlerinde odalar dikdörtgen planlı rasyonel düzenli olup sedir, yüklük, sar, sergen gibi malzemeler yer almaktadır. Talas'taki evler çoğunlukla bodrum zemin ve birinci kat olarak inşa edilmiştir. En çok kullanılan yapı malzemesi taştır. Duvarlarda ve temellerde karataş kullanılmış, döşeme kaplamalarında ise yöreye özgü 5 santimetre kalınlığında sal taşı kullanılmıştır.
Not
- Günlük program akışı bazı dinamiklere göre değişiklik gösterebileceği için, detaylarda gün boyunca görülecek, deneyimlenecek olaylar ve kısa bilgilendirmeleri olmaktadır.