ALACAHÖYÜK
İlklerin antik yerleşim yeri
Alacahöyük, çorum şehrine bağlı Alaca ilçesine yakın konumda bulunmaktadır. İlçeye 15 km uzaklıkta bulunda Hüyük köyünde konumlanmıştır. Dört farklı kültürün izlerini taşımaktadır. Dört farklı kültürden kalma 14 yapı katı ya da yerleşimi vardır. Alacahöyük yaklaşık olarak 310 metre genişliğe ve 20 metre yüksekliğe sahiptir.
Kazı Tarihçesi
Çorum Alaca’nın Hüyük köyünde yer alan alanın kazı işlemlerine 1935 yılında başlanmıştır. Ancak bunun öncesinde 1907 yılında Makridi Bey ilk kazmayı vurmuştu. 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Türk Tarih Kurumu tarafından resmen başlatıldı.
Alacahöyük bölgesinin asıl adı İmat Höyük olarak bilinmektedir. Ancak en yakın yerleşim biriminin isminin Alaca olması nedeniyle bu isimle anılmaktadır. Bölgenin bir başka önemi de Atatürk’ün kazılara başlanması için cebinden 500 Lira vermiş olmasıdır. Bu da gösteriyor ki Atatürk, bu kazı alanına büyük önem vermektedir. 1935 yılında Doktor Hamit Zübeyir Koşar ve Remzi Oğuz Arık başkanlığında çalışmalara başlandı. İlk kazılarda Bakır Taş Çağından başlayıp Osmanlı dönemine kadar olan süredeki buluntular ele geçirildi.
Alacahöyüğün Önemi
Alacahöyük birçok Anadolu kültürünü barındırmasıyla oldukça büyük önem taşımaktadır. Tarih boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan bölge mezarlar ve tarihi eserleriyle göz kamaştırmaktadır. Ayrıca bölge özellikle Hitit kültürüne kaynaklık etmektedir. Hatti kültürünün bilinmesi için en büyük kaynaktır. Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarlarıysa en önemli buluntulardan bazılarıdır. İntramural mezarlar özellikle ayrılan bir alanda toplanmaktadır.
Coğrafyası ve Kapıları
Çorum ilinin Alaca ilçesinde yer almaktadr. İlçe merkezine 15 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Anadolu’nun merkezinde olması sebebiyle çok önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Ayrıca bölge Ankara’ya yakın olması sebebiyle de Türk toplumu için önemlidir. Zaman zaman Anadolu’nun en önemli bölgesi olan Alacahöyük, Hattuşa bölgesinin gölgesinde kalmıştır. Ancak bulunan kalıntılar ve kral mezarları bu bölgenin merkezi bir alan olduğunu göstermektedir.
Sfenksli Kapı
Hitit İmparatorluğu’na ait bir oluşumdur. Hitit çekirdek bölgesinde yer alan ve dışa bakan yüzü girişin sağ tarafında ve sol tarafında kabartmalı ortostatlarla süslü Hitit Çağı kapısı olarak önem arz etmektedir. Bu özelliği ile diğer kapılardan daha büyük önem sağlamaktadır.
Aslanlı Kapı ve Kral Kapı: Hattuşa dönemine ait kapılardır. Alacahöyük bölgesinde bulunmaktadırlar. Sfenksli kapı kadar olmasa da taşıdığı önem neticesiyle oldukça büyük öneme sahiptir. Ziyaretçilerin merakla takip ettiği ve ziyarete geldiği kapılardandır. Alacahöyük içerisinde yer alan bütün yapılar gibi çok önemli bir tarihe sahiptir. Hattuşa tarihini merak edenler içinse büyük heyecan taşımaktadır.
Alacahöyük Tarihi ve Evreleri
İlk evre M.Ö. 5000 ile M.Ö. 3500’lü yıllara kadar dayanıyor. Birinci kültür evresi olarak isimlendirilen üst katlarda Friglerden başlayarak Roma, Bizans, Anadolu çanak çömlek ve içi boyalı topraktan kaplarla ayaklı meyvelikler elde edilmiştir. Bu evrede bulunan silah veya kullanım eşyalarının neredeyse tamamı taştan yapılmıştır.
İkinci evreyse M.Ö. 2500 ile M.Ö. 2100 arasındaki dönemi kapsıyor. Mezarlarda bulunan bulgular, gümüş yapılı ölü hediyeleri ve altın, gümüşten yapılan değerli diğer eşyalardan oluşmaktadır. Dikkat çeken bir diğer unsur da mezarlıkların etrafında bulunan yabani hayvanlara ait kafatasları olmuştur. Erkek mezarlarında takılara denk gelinirken kadın mezarlarındaysa silahlar en çok yeri kaplamıştır.
Üçüncü evre M.Ö. 2000 ile M.Ö. 1200 yılları arasındaki dönemdir. Bu dönemde Alacahöyük, Hititlere aitti. Bu sebeplere Hititlere ait çok önemli eserler bulunmuştur. Öyle ki kenti sarmalayan surlar Hititlerden kalmadır. Sfenksli kapı bu dönemde yapılmıştır. Bu döneme ait en önemli bulgulardan birisi de Güneş Kursu’dur.
Dördüncü evre M.Ö 650 yılına dayanmaktadır. Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait bulgular elde edilmiştir. Döneme ait bulgular Ankara Müzesi’nde yer almaktadır. Çanak çömlek ve para gibi eşyalar elde edilmiştir.
Alacahöyük bölgesinde ele geçirilen bulgular, Ankara’da bulunan Anadolu Medeniyetler Müzesi ile 1941 yılında faaliyete geçen Alacahöyük Müzesi’nde sergiye sunulmaktadır. Bu bölge 1988 yılında Boğazköy-Alacahöyük Milli Parkı ismiyle Milli Park yapılmıştır.
Baraj ve Bentler
Çorum şehrinin 45 kilometre güneyinde bulunan Alacahöyük antik kenti içerisinde Tanrıça Hepat’a adanan baraj M.Ö. 1240’lı yıllarla ilişkilendiriliyor. Bu eser tarım arazilerini sulamak ve içme suyu amacıyla kullanılmaktadır. Baraj 150 metre uzunluğunda bir bent barındırmaktadır. Gölpınar Hitit Barajı olarak bilinen barajın III. Hattuşili ve IV. Tuthaliya tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca IV. Tuthaliya’nın Anadolu’da kuraklık sebebiyle birçok baraj yaptırdığı bilinmektedir. Derinliği 5 metre seviyesine ulaşan baraj yer altı suyuyla beslenmektedir. Kaynağını kendi havzasında tutarak döneminde farklı bir hal almıştır. Barajın içerisinde iki kanal, bir havuz ve üç heykel bulunmuştur. Üçte ikisi dolan barajda günümüzde 2 buçuk milyon metreküp su tutulmaktadır.
Kazıda Bulunan Eserler ve Semboller
Güneş Diski (7 Temmuz 2008)
Tunç Çağı dönemine ait bir disktir. Türkiye’de arkeolojik sit alanı olan Alacahöyük’teki mezarlarda bulunan 13 güneş diskinden birisidir. Bu güneş diski, mezarlarda bulunan diğerleriyle birlikte, erken Tunç Çağı’na kadar uzanmaktadır. Bazı ritüel öneme sahip oldukları varsayılır, ancak mezarlara neden yerleştirildikleri belirsizliğini koruyor.
Çanak (2005)
Alacahöyükte 2005 yılında yapılan kazılarda kadın figürüne benzeyen çanak bulunmuştur. Şekli ile ilgi çekmeyi başarmıştır.
Bronz Kama (2005)
Alaca Höyük’ten demir bıçaklı ve altın kabzalı hançer. Anadolu’da demir kullanımına ilişkin ilk kanıtlardan birisidir.
Güneş Kursu (13 Haziran 2012)
M.Ö. 2400 ile M.Ö. 2200 tarihleri arasında Erken Tunç Çağına ait bulunan bir eserdir.
Güneş Kursu
13 Haziran 2012 yılında kazılarda bulunmuştur. Hitit Uygarlığı ve sanatın simgesi olarak bilinen bir semboldür. Güneşi betimleyen dairesel figürün etrafına yerleştirilmiş biçimlerden oluşmaktadır. Tunçtan yapılan sembolün dini törenlerde veya at koşum takımlarının arasında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Hititlerin sembolü olmasına rağmen daha eskilerde yaşayan Hattilere aittir. Hatti kralları öldüğünde bu sembolle birlikte gömülmekteydi.
Çorum’un simgesi olarak valilik ve belediye tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca birçok sivil kurum da simgeyi sık sık kullanmaktadır. Çorumlu sivil kuruluşların itirazlarına rağmen Güneş Kursu, Ankara Üniversitesi’nin sembolü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hatta Ankara Sıhhiye Meydanı’nda bulunan “geyik figürlü güneş kursu anıtı” Alacahöyük kazılarında ortaya çıkarılmış bir Hatti eseridir.
Alacahöyük Müzesi
Alacahöyük Müzesi bünyesinde Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerine ait çeşitli eserler yer almaktadır. En önemli parçalardan bazıları Eski Tunç Çağı’na ait olan 13 ayrı kral mezarı kalıntısıdır. Ayrıca müzede yöreye ait halı ve kilimler, dokuma tezgahı, ahşap tarım aletleri ve Osmanlı dönemine ait olduğu bilinen kesici, delici ve ateşli silahlar yer almaktadır.
Müze yaz döneminde ve kış döneminde ayrı saatlerde ziyarete açıktır. Yaz döneminde 1 Nisan – 1 Ekim arasında saat 10’da açılıp 19:00’da kapanmaktadır. Kış dönemi olan 1 Ekim – 1 Nisan tarihleri arasındaysa saat 08:00’da açılıp 17:00’da kapanmaktadır. Ancak müze gişeleri kışın 30 dakika yazın ise 60 dakika önceden kapanmaktadır. Haftasonları da müze ziyaretçi kabul etmiyor. Müzeye giriş ücreti ise 12,5 Türk Lirası olarak belirlenmiştir.


