Yurtta sulh, cihanda sulh
AtatürkTÜRKİYE
Genel
Coğrafi Konumu
Türkiye coğrafi konumu denildiğinde akla gelen ilk kelime “stratejik Konum” kelimesi oluyor. Türkiye’nin bulunduğu bölge Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarını birbirine bağlayan bir noktadır. Bu noktadan dolayı Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Ayrıca önemli ticaret yolları Türkiye’den geçmektedir. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli bir köprü Türkiye’de bulunmaktadır. Türkiye, özel konumundan dolayı stratejik bir boğaza sahiptir. Avrupa’dan geçen önemli ticaret yolları Türkiye’den geçer. Tarih boyunca da İpek ve Baharat yollarının geçtiği doğu medeniyetleri ile batı arasındaki ticari ve kültürel etkileşimin merkezinde bulunmuştur.
Batıdan, doğuya doğru yükseldiği için, sıcaklık batıdan doğuya doğru azalır buda yaz aylarında doğuya doğru artan yayla ve platolarda hayvancılık gelişmiştir bunun doğunun zengin ve lezzetli mutfağa sahip olmasın da önemli etkisi vardır.Aayrıca üç tarafı denizlerle çevrili bu güzel yarım adanın yine konumu sayesinde üç yüz altmış beş gün içerisinde dört mevsim de yaşanır. Hatta yılın belirli aylarında Türkiye’nin güneyinde bulunan Antalya şehrini keşfetmeye gelenler aynı gün içerisinde önce Konyaaltı’na gidip deniz tatili, sonrasında aynı gün içinde Saklıkent’te de kayağın keyfini yaşıyor..
Türkiye’nin yüzölçümü “814.578 Km² . Türkiye, 26 – 45 Doğu meridyenleri, 36 – 42 Kuzey paralelleri arasında bulunur. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyen farkı 76 dakikalık bir fark olduğunu gösterir.
Ekonomik Yapısı
Türkiye’nin ekonomik yapısı incelendiğinde bu yapının beş temel öge etrafında yapılaştığı gözlemlenir. Bunlar: turizm, tarım, GAP projesi, doğal kaynaklar ve endüstridir.
Turizm: Son yıllarda Türkiye’nin, Avrupa’da önemli bir turizm merkezi haline geldiğini söylemek mümkündür. Hem yazlık hem de kışlık tesislerin hızla gelişmesiyle birlikte, giderek daha fazla insan Türkiye’nin tarihi, kültürü ve güzel yerlerinin tadını çıkarıyor. Akdeniz’de yelken, Toroslarda dağ yürüyüşü, dağ köylerinde midilli dağ yürüyüşü, Uludağ, Erciyes ve Palandöken’de kar kayağı, Ege kıyılarında jet ski, yeni bir tür dört mevsimin tadını çıkarma fırsatı sunuyor. Turizmin bu çok yönlülüğü Türkiye’ye ekonomik olarak büyük oranda katkı sağlıyor.
Tarım: Türkiye ekonomisinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Başlıca ürünler buğday, pirinç, pamuk, çay, tütün, fındık ve meyvelerdir. Koyun Türkiye’nin en önemli besi hayvanıdır ve Türkiye dünyanın en önemli pamuk ve yün üreticilerinden biridir.
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP): GAP, Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde halihazırda inşa edilen, barajlar, hidroelektrik santraller ve sulama tesislerinden oluşan çok amaçlı, bütünleşmiş bir kalkınma projesidir. Projede yer alan Atatürk Barajı dünyanın ilk 10 barajı arasındadır. Bu projenin temel amacı Güneydoğu bölgesi kanallarından barajlar vasıtasıyla tarıma can vermektir.
Doğal kaynaklar: Çıkarılan başlıca mineraller kömür, krom, demir, bakır, boksit, mermer ve kükürttür.
Endüstri: Türkiye’de sanayi hızla gelişiyor ve ağırlıklı olarak tarım ürünlerinin işlenmesine, metalurjiye, tekstile ve otomobil ve tarım makineleri imalatına yöneliyor.
İlkimi
Türkiye, iklim kuşaklarından ılıman kuşak ile orta tropikal kuşak arasında yer alır. Türkiye’nin coğrafî konumu ve yer şekilleri sonucunda ikliminin, farklı özellikte iklim tiplerinin oluşmasına yol açmıştır. Kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Dağların yüksekliği ve uzanışı deniz etkilerinin iç kesimlere ulaşmasını engeller. Bu nedenle iç kesimlerinde karasal iklim özellikleri görülür. Ülkenin yedi ayrı bölgesinde iklim ve sıcaklıklar büyük oranda değişir. Örnek olarak: Marmara, Ege ve Akdeniz Kıyıları: Bu kıyılar, yazları sıcak, kışları ılık geçen tipik bir Akdeniz iklimine sahiptir. Kuzeye gidildikçe yüzme mevsimi kısalır. Marmara ve Kuzey Ege: Haziran’dan Eylül’e kadar sıcaktır. Güney Ege ve Akdeniz: Nisan-Ekim arası sıcaklık geçişleri değişkenlik gösterir. Karadeniz Kıyısı: Yazları ılık, kışları ılık ve nispeten yüksek yağışlı ılıman iklimdir. İç Anadolu: Bu bölgeler, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk olan bozkır iklimine sahiptir. Doğu Anadolu: Uzun karlı, soğuk kışlara ve ılıman yazlara sev sahipliği yapan bölgedir. Güneydoğu Anadolu: Bu bölgede yazlar sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.
Siyasi Yapı ve Yönetim Şekli
Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarının hukuk ve sosyal adaletle korunduğu, laik, demokratik, çoğulcu ve parlamenter bir sisteme dayanmaktadır. Ulusal Meclis, halk oylamasıyla seçilir ve ulus, Başbakanın başkanlığındaki Bakanlar Kurulu tarafından yönetilir. Türkiye, OECD, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün kurucu üyesidir ve NATO, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu üyesidir.
Tarihi
Türk tarihinin gelişimi ister istemez, Türk tarihine bakışında farklı olmasına sebep olmuştur. Bilindiği gibi tarihî kuruluşları ve gelişmeleri farklı farklı olan milletlerin, tarih sistemleri de farklılık arz eder. Bugün dünyadaki belli başlı milletlerin oluşumu, tarihî süreç içinde gözlemlenebilmektedir. Aynı şeyi Türk tarihi için söylemek mümkün değildir. Çünkü Türk milletinin oluşumu tarihle yaşıttır. Aynı şekilde birçok milletin tarihi belli bir coğrafyada geliştiği hâlde, Türk tarihi aynı zaman dilimi içinde, değişik ve çok geniş coğrafyalarda gelişme göstermiştir. Türk tarihinin bir diğer özelliği, tarihî derinlik ve coğrafî genişliğe rağmen sosyo -kültürel yapısı sonucu, millet olarak, faaliyetlerinin büyük bir bölümünü belgeleyememiş olmasıdır. Osmanlı öncesi Türk tarihinin özellikle Türkistan Türk tarihinin, Türkçe belgeleri hemen hemen yok denecek kadar azdır. Ancak bu eksiklik ilişkide bulunulan milletlerin tarihî kaynaklarındaki bilgilerle giderilebilmektedir. Bu ilişkiler doğrultusunda Çin, İran, Arap, Roma, Bizans, Slavlar ile Yahudi, Hıristiyan ve İslâm kaynakları Türkler hakkında oldukça önemli bilgileri günümüze ulaştırmışlardır.
Türk milleti doğuda Japon denizinden, batıda Baltık denizine; Kazan-Güney Sibirya hattından güneyde Hindistan’a; Ortadoğu’ya ve Kuzey Afrika’nın Atlas Okyanusu kıyılarına kadar uzanan sahada, belirli zaman dilimleri içinde, çeşitli hanedan adları altında hükümran olmuş dünyanın en eski milletidir. Kabaca Avrupa-Asya kıtalarının orta kesimini oluşturan Avrasya bozkırları çeşitli adlar altındaki Türk kavimlerinin vatan topraklarını oluşturmuştur. Bugünkü bilgiler ışığında M.Ö. 3000 yıllarına kadar indirilebilen Türk tarihi, 5000 yılı aşkın bir devamlılık arz etmesi yanında, dünya medeniyetine sağladığı katkılar bakımından da insanlık tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü hiçbir Avrupa ülkesi veya Avrupalı bir milletin, Türk tarihinden ayrı bir tarihi düşünülemez. Bugünkü Batı medeniyetini meydana getiren toplulukların her biri tarih boyunca Türklerle ilişkiler kurmuşlar, siyasî, sosyal ve kültürel alanlarda karşılıklı etkileşim içinde bulunmuşlardır. Avrupalı milletlerin eski ataları olan Germenler, Franklar, Gotlar, Slavlar, Vandallar vb.nin tarihî başlangıçlarından günümüzdeki torunlarının, tarihî süreç içinde çeşitli Türk unsurları ve hanedanları ile ilişkileri dünya tarihinin belki de en önemli bir kesitini oluşturur. Hatta denilebilir ki, Türk tarihi değerlendirilmeden bir dünya tarihi yazılamaz.
Çağdaş Türk tarihi ve Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk, 20. yüzyılın yükselen bir figürü olarak anılır. Tarihin büyük liderleri arasında, bu kadar kısa sürede bu kadar çok şey başarmış, bir ulusun hayatını kararlı bir şekilde dönüştürmüş ve tüm dünyaya böylesine derin bir ilham vermiş çok az kişi vardır. 1915’te Çanakkale’de askeri bir kahraman olarak ortaya çıktı, 1919’da Türk ulusal kurtuluş mücadelesinin karizmatik lideri oldu. 1920’lerin başında, ülkesinin işgalcilerini ezen muzaffer bir komutan olarak dünya sahnesinde parladı. Her şeye rağmen bir dizi etkileyici zaferin ardından ulusunu tam bağımsızlığa götürdü. Hikayesi altı yüzyıldan fazla süren eskimiş Osmanlı hanedanına son verdi ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak milletin iradesini gerçekten temsil eden yeni bir hükümet kurdu. Mustafa Kemal Atatürk, 1938’deki ölümüne kadar 15 yıl boyunca Cumhurbaşkanı olarak siyasi, sosyal, yasal, ekonomik ve kültürel alanlarda neredeyse başka hiçbir ülkede benzeri olmayan geniş bir yelpazede hızlı ve kapsamlı reformlar başlattı. Türkiye’deki başarıları, Atatürk’ün kalıcı bir anıtıdır. Gelişmekte olan ülkeler, onu ulusal kurtuluşun öncüsü olarak takdir ediyor. Dünya, onun anısını öncelikle hümanizm ilkelerini ve birleşik bir insanlık vizyonunu destekleyen bir barışçı olarak onurlandırıyor. Lloyd George, Churchill, Roosevelt, Nehru, de Gaulle, Adenauer, Bourguiba, Nasser, Kennedy ve sayısız diğerleri gibi dünya devlet adamları tarafından on yıllar boyunca ona haraç teklif edildi. 1981’de “Atatürk’ün 100. Yıldönümü” münasebetiyle Beyaz Saray’ın yaptığı bir açıklama, onu “savaş ve barış zamanlarında büyük bir lider” olarak anıyor. 1933’te “Dünyaya saf duygu ve dostluk dolu açık bir kalple bakıyorum” diyen modern zamanların sıra dışı lideri Atatürk, büyük bir övgüyü hak eder.
Kültürel Yapı
Gelenekler ve görenekler halk için çok önemlidir. En önemli gelenek ise misafirperverliktir. Konukseverlik Türk yaşam tarzının temel taşlarından biridir. Kuran ilkelerine ve doğal olarak dostane içgüdülere uyan Türk, çok zarif ve cömert bir ev sahibidir. En yoksul köylü bile, misafirini ‘misafir’i mümkün olan en iyi şekilde onurlandırmak zorunda hisseder.
Türk Kahveleri: En küçük Türk köyünün bile kahvehanesi ya da ‘Kahvehane’si vardır, burada erkekler sohbet edebilir, kahvelerini yudumlayabilir ve milli oyun ‘Tavla’ oynayabilir. İstanbul’da bu kahvehanelerde özellikle erkeklerin nargile pipolarını ‘Nargile’ içtikleri görülüyor.
Türk Hamamları: Türk toplumunda temizliğe verilen önem nedeniyle Türkiye’de orta çağdan beri hamamlar ‘Hamam’ vardır. Erkekler ve kadınlar için ayrı hamamlar vardır veya kasabada sadece bir hamam varsa, erkekler ve kadınlar için farklı gün veya saatler ayrılır. Hamama girip kıyafetlerini bir hücreye bıraktıktan sonra, bir havluya “peştamal” sarılı olarak, terleyen ve bir hamam görevlisi tarafından ovalanan büyük bir ısıtılmış taş olan “göbek taşına geçilir. Isı çok fazla gelirse, bir süre daha serin bir odaya çekilebilirsiniz. Bu banyo yöntemi en canlandırıcıdır ve eski mermer banyoların çoğu mimari açıdan da oldukça ilgi çekicidir.
Anadolu Gelenekleri
Anadolu gelenekleri, medeniyetlerin başlangıcından bu yana süregelen kalıplaşmış alışkanlıklardır. Bunlardan birkaçı ise şöyledir:
Gelinliğin üzerine bağlanan kırmızı kurdeleler, nişan törenlerinde yüzüklere bağlanan kırmızı kurdeleler, okumaya yeni geçmiş çocukların yakasına takılan kırmızı kurdeleler; hep uğuru ve kısmeti temsil eder.
Mevlit ve İlahiler sadece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır. İslam dininde ölünün ardından mevlit merasimi diye bir uygulama yoktur. Osmanlı tarihinde ilk Mevlit, 1409-10 yıllarında Bursalı bir fırıncı ustası olan Süleyman Çelebi tarafından yazılmıştır.
Anadolu’nun kimi yerlerinde köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bazı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır
Günümüzde Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim, örtü ve perdelere işlenen desenler, giysiler üzerinde kullanılan motifler vahşi hayvanları yaşam alanlarından uzak tutmak için işlemişlerdir.
Anadolu’da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inanıştır.Bazı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük getirdiğine inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu” “deve boncuğu” “göz boncuğu” vb. takılır.
Su berekettir, kutsaldır. “Su gibi çabuk dön, ak geri gel, ak çabuk, kazasız belasız git” demek için su dökülür gidenin arkasından.
Eski Türkler göçebe oldukları için, daha önce girmedikleri ormanlara girerken, ormandaki kötü ruhları kovmak için ağaçlara vurup bağırarak gürültü çıkarırlarmış. Şimdilerde ise tahtaya vurmak geleneği ile devam eden bu alışkanlık kişileri nazardan, musibetten ve her türlü kötülükten koruduğuna inanılıyor.
Sol ayakla geçmenin kişiye uğursuzluk getireceğine inanılır bu yüzden ilk adım atılırken sağ ayakla basılır. Sağ ayak geleneği sonraları ise her türlü iş için kullanılmaya başlanmış: sağ elle yemek yemek, verilen bir hediye veya objeyi karşıdaki kişinin elinden iki el veya sadece sağ elle almak gibi çeşitli alanlara da yayılmıştır.
Suyun bereketine inanan Anadolu insanı, suyun kötülükleri ve belayı alıp götüreceğine de inandığı için başlarından geçen kötü olayları, gördükleri kötü rüyaları ya da içlerindeki sıkıntıyı akan suya anlatırlar ve böylelikle başlarındaki bu belaların onlardan uzaklaşacağına inanırlar.
Türk Mutfağı
Türk yemekleri dünyaca ünlüdür. Basit ama taze malzemelerin özenli hazırlanması, lezzetlerinin zenginliğini asla zevkten mahrum bırakmayacak şekilde ortaya çıkarır. Çeşit çeşitli çorbalardan şaşırtıcı çeşitte mezelere (ordövr) ve ardından et ve balık yemeklerine kadar çok geniştir. Daha sonra bir Türk kahvesi ile bitirmeden önce ünlü Türk tatlılarını ve hamur işleri yenir Tüm Türk yemekleri taze malzemelerle hazırlanır. Ülkede çok çeşitli meyve ve sebzeler bulunur ve üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan balık çeşitliliği de oldukça fazladır.
Alkollü içecekler arasında hafif Türk birası, mükemmel şaraplar ve su eklendiğinde bulutlanan ve ‘aslan sütü’ olarak bilinen ulusal içki ‘rakı’ (ananisette) bulunur. Rakı içmek başlı başına bir ritueldir ve geleneksel olarak çeşitli ‘mezeler’ eşliğinde yapılır. Nereye giderseniz gidin, dünyaca ünlü Türk kahvesi veya çayı size ikram edilecektir. Şişelenmiş içme suyu ve maden suyu her yerde kolayca bulunur. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol şehirlerde Çin, Rus, Japon, Kore, Fransız, İsviçre, Alman ve İtalyan mutfağından örnekler sunan restoranlar da bulabilirsiniz.
Bir başka değişle, türk mutfağı, dünya mutfak platformunda hızla adından söz ettiriyor. Lezzetlerin ve malzemelerin kombinasyonu, Yunanlılar, Osmanlılar, Orta Doğu ve Balkanlar dahil olmak üzere bir dizi kültürden tarihsel olarak etkilenen yemekler oluşturmak için bir araya getirilmiştir. Türk mutfağı, pişirme yöntemleri, çeşitliliği ve lezzeti ile kebap ve dönerden daha fazlasını vaat ediyor. Geleneksel yemekler bölgeden bölgeye farklılık göstereceğinden Türk mutfağını kısa bir listeye sığdırmak mümkün değil. Türk mutfağından birkaç önemli örnek verilecek olursa çorba, lahmacun, pide, çiğ köfte, kebap, yaprak sarma örnek verilebilirdi. Özellikle yemeklerin yanında mutlaka içilen yoğurt ve su ile yapılan popüler içecek ayran Türk mutfağının vazgeçilmezidir.
Kökleri çok eskilere dayanan, zenginlik kaynaklarını geniş bir coğrafyaya yayılmasından alan ve çeşit zenginliği olan Türk Mutfak kültürü dünyanın en büyük mutfakları arasında yer almaktadır. Türkiye’de yerel mutfakların özgün etkilerini içinde barındıran köklü ve çok yönlü bir mutfak kültürü yaşamaktadır. Geleneksel olarak sofralarda yer alan yemekler, çorba, etli yemekler, zeytinyağlı sebzeler, salata ve tatlılardır. Sofrada çabuk yemek yemek, bir tabaktan birlikte yemek, yemeğe başlamadan besmele çekmek ve yemek sonunda sofra duası yapmak gibi alışkanlıklar geçmişten günümüze kadar devam etmiştir. Bu gün bile hala bu alışkanlıkların devam ettiği görülmektedir.
Alışveriş
Alışveriş, Türkiye gezisinin en büyük zevklerinden biridir ve Türk el sanatlarının zengin çeşitliliği, bir şeyler satın almaktan vazgeçmeyi imkansız kılmaktadır. En modern objelerin yanı sıra köylerden ve illerden gelen geleneksel el sanatlarına da rastlamak mümkün. Genellikle geleneksel Türk tarzında birçok dekoratif eşyanın yanı sıra ev ve mutfak için birçok pratik eşya vardır. Türkiye’ye gelen çoğu ziyaretçi, en az bir veya iki şey satın almaya karşı koyamaz. Gezginler için en popüler objeler elbette ki halılar, ancak çeşitli deri ve süet eşyalar, bakır ve bronz eşyalar, gümüş, seramik, el sanatları, işlemeler ile ünlü Türk lületaşı ve oniks de pek çok kişinin listesinde yer alıyor. Türkiye’de özellikle önemli olan süet ve deri, her türlü giysi ve çanta, kemer, ayakkabı gibi diğer ürünlerde ziyaretçiyi şaşırtan ve memnun eden fiyatlarla yapılmaktadır. Büyük şehirlerdeki büyük mağazalarda son derece ince deri ve süetten yapılmış elbiseler, pantolonlar ve kabanlar bulunur. Biraz daha sıra dışı bir şey arıyorsanız, ‘nargile’ veya uğultu pipo var ya da neden bir tavla seti satın almıyor ve milli Türk oyununu öğrenmiyorsunuz! Türkiye’de alışveriş yaparken tek zorluk, yüzlerce cazip pazarlık arasından hangisini seçeceğinize karar vermek olacaktır.
Vize Politikası
Vize
I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.
Resmi Tatil Günleri
Türkiye‘deki resmî tatiller ana hatlarıyla ulusal bayramlar ve günler, uluslararası günler ve dini bayramlar olmak üzere üç grupta toplanır.
Ulusal Bayram ve Günler
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ( 23 Nisan)
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk açılış günü 23.04.1923 yılıdır. Bu günü daha sonra Mustafa Kemal Atatürk çocuklara arman ederek çocuklarla birlikte her yıl cumhuriyetin kuruluşu kutlanmaktadır. Aynı zamanda çocuklara atfedilmiş dünyadaki ilk ve tek bayramdır. Her yıl bu tarihte resmi kurumlar için tatildir.
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs)
Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsuna vapurla gelişi ile başlayan ulusal egemenlik mücadelesinin anlam ve önemini hatırlamak, anmak amacıyla her yıl 19 Mayıs günü tüm öğrencilerin katılımıyla ve sergiledikleri çeşitli etkinliklerle kutlanan ulusal bayram
Demokrasi Bayramı (15 Temmuz)
15 Temmuz 2016 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Gülen Gurubu olarak adlandırılan dini yapılanmaya mensup bir gurup rütbeli askerin örgütlenerek emir komuta zincirinde masum erlerinde olayın içine sokularak ülke yönetimine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur.
Zafer Bayramı (19 Mayıs)
19 Mayıs 1919 yılında başlayan ulusal kurtuluş mücadelesi 30 Ağustos 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında başlattığı Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Anadolu’nun düşmanlardan kurtulmasının anısına her yıl düzenlenen askeri törenle kutlanan ulusal bayramdır.
Cumhuriyet Bayramı (29 Ekim )
29 Ekim 1923 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde ülkenin yönetim biçiminin Cumhuriyet olarak ilan edilmesinden sonra, her yıl kutlanır. Stadyumlarda coşkuyla kutlanan bayram hava karardıktan sonra halkın katılımıyla fener alayı düzenlenir 1925 yılında bayram ilan edilmiştir ve 28 ekim öğlen başlayan izinle 1,5 gün resmi tatildir.
Uluslararası Günler
Yıl Başı (1 Ocak)
Tüm dünyada olduğu gibi yılın son günün akşamı kutlanılan yeni yıl eğlenceleri ertesi 1 Ocak resmi tatil olarak kabul edilmiştir.
Emek ve Dayanışma Günü (1 Mayıs)
Tüm dünya emekçileri tarafından aynı günde emek ve iş gücü sömürüsüne, haksızlıklara karşı mücadele günü resmi tatil ilan edilmiştir.
Dini Bayramlar
Dini bayramlar Hicri Takvim esas alınarak hesaplanmalarından dolayı günümüzde referans alınan miladi takvimdeki günleri her yıl için değişiklik göstermektedir. İki takvim arasında farklılıktan dolayı dini bayramlar her yıl miladi takvimde 11 gün daha erken kutlanarak yaklaşık 35 yılda yılın her mevsimine ve ayına denk gelecek şekilde döngü yapar.
Ramazan Bayramı ( Şeker Bayramı)
Ramazan Bayramları 3 tam gün bayram ve bayram öncesi günün öğleden sonrası ( Arife Günü) olmak üzere toplamda 3,5 günlük resmi tatil olarak kabul edilir.
İslam inancında yer alan 1 aylık oruç tutma ibadettin ayının ismi olan Ramazan orucun sonunda 3 gün süreyle kutlanır aynı zamanda orucun son günü arife günü olarak anılmaktadır
Kurban Bayramı
Kurban Bayramları 4 tam gün bayram ve bayram öncesi günün öğleden sonrası ( Arife Günü) olmak üzere toplamda 4,5 gün resmi tatil olarak kabul edilir.
İslamiyet’te kullanılan Hicri takvimine göre yılın son ayında hac ibadeti sırasında yoksullara dağıtmak amacıyla İslami usullere göre keçi, inek, kuzu gibi hayvanların kesildiği etinin dağıtıldığı bayramdır.
Türk Lirası & Kredi Kartı ve Döviz Bozdurma
Türkiye Cumhuriyeti’nin para birimi Türk Lirası’dır.
- Sikkeler 5, 10, 25, 50 Kuruş ve 1 Türk Lirası adettir.
- Banknotlar 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 Türk Lirasıdır.
- Döviz kurları günlük olarak yayınlanmaktadır. Kurları Merkez Bankası internet sayfasından takip edilebilir.
- Dövizleri döviz ofisleri dışında Türkiye’de çok yaygın bulunan altın ve değerli taşlardan yapılmış aksesuar satan mağazalardan ( Sarraf) rahatlıkla bozdurabilirsiniz.
- Kredi kartı kullanımı çok yaygındır Visa ve Mastercard en yaygın olanlarıdır ve her yerde geçerlidir. American Express yüksek komisyon oranları nedeniyle belirli marka ve lüks işletmelerde geçerlidir.
Elektrik & Şarj
Türkiye’de 230 Volt elektrik 50 Hz Frekansta , C/F tipi soketler kullanılmaktadır. Farklı soket tiplerine uyumlu cihazlar için Türkiye’deki otellerde dönüştürücü bulunmaktadır.
Çeşme Suyu
Türkiye’de çeşme suları büyük şehirler ve bazı bölgelerde içile bilir olmamasına rağmen kırsal ve doğayla iç içe olan yaşam yerlerinde paket sulardan daha lezzetli içilebilir çeşme suları mevcuttur.
Ölçü Birimleri
Resmi ölçü birimi olarak metrik sistem kullanılmaktadır.
Saat Dilimi
Türkiye coğrafi olarak GMT+3’lük saat diliminde bulunmaktadır.


