Kapadokya'nın en güzel ve en çok bilinen aynı zamanda Kapadokya günbatımıyla özdeşleşmiş vadisinde yaklaşık 5 km'lik yürüyüş boyunca; Kapadokya'nın tarihi ve doğasını yakından gözlemleme, mistik atmosferinin yaşattığı duyguyu deneyimleme fırsatı sunar.
Bu yerleşim yerine yaklaşıldığında devasa bir kayalık göze çarpmaktadır. Bu kaya kütlesi ev, kilise, keşiş hücreleri gibi yüzlerce bölümden oluşur. Kapadokya bölgesinde eski dönemlerde insanlar bölgedeki kaya oluşumlarının yumuşak olması sebebiyle genellikle evlerini bu kayalara oymuşlar ve bir yaşam alanı haline getirmişlerdir. Çavuşin yerleşkesi ise buna örnek gösterilebilecek en eski yerleşim yerlerinden biridir. İnsanlar burada yaklaşık olarak 1950 yıllarına kadar yaşamaya devam etmiş fakat yıllar süren aşınma sebebiyle bazı yerler yıkılmış sonrasında ise çok daha büyük bir çöküş yaşanmıştır. Böylelikle burada yaşayan insanlar şuan eski Çavuşin denen bu kaya kütlesinin karşısına taş yapılar inşa ederek yaşamaya devam etmiştir.
Kızılırmak kıyısında kurulmuş antik bir şehirdir. Kızılırmak Türkiye sınırları içerisinde başlayan ve biten en uzun ırmaktır. Kızılırmak ilçeyi doğudan batıya doğru ortadan ikiye ayırır. Kızılırmak'ın bölmüş olduğu bu şehir 4 köprü ile birbirine bağlanmaktadır. Bunların en eskisi ise taş köprüdür. Bu nehre Kızılırmak denilmesinin sebebi, nehrin uzaklardan getirdiği minaraller ile kapadokya bölgesindeki zengin minarallerin karışması ile kızıl renkte bir kil tabakası oluşmuş, bu da nehre adına yakışır bir kızıllık katmıştır. Günümüzde yapılan barajlar nedeniyle bu özelliğini yitirmiştir. Avanos şehri Hitit, Frig, Pers, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan dört bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmıştır. Bu şehirdeki testi yapım sanatı Hititlerin bırakmış olduğu bir mirastır ve m.ö 2000 yıllarından beri üretilmektedir. Hititler, çanak çömlek yapımı konusunda uzmandı. Kaynak sularını şehirlere taşımak ve su ihtiyacını karşılamak için bir boru hattı kurdular. kullanılan su boruları, ayrıca kirli su ve yağmur sularını aktarmak için de kullanılıyordu. Avanos şehri böylelikle aşıkların bile diline destan olmuştur. Ne demiş aşık seyrani ‘’kör de bilir avanosun yolunu testi çanak kırığından bellidir.’’
1970 yılında köyün yerlilerinden olan Latif Acar tarafından bir rastlantı sonucu keşfedilmiştir. Tarlayı suladığı suyun nereye gittiğini merak edip tarlada dolaşırken, Özkonak yeraltı şehrine ait büyük bir oda keşfetmiştir. Sonrasında düzenlenerek turizme kazandırılmıştır. İnşa tarihi tam olarak bilinmese de öncelikle roma daha sonra da Arap istilasından korunmak amacı ile Kapadokya bölgesine gelen hıristiyanlar tarafından geliştirilen bu yeraltı şehri 11 kattan oluşan büyük bir yeraltı şehridir. Bugün sadece 4 katı gezilebilmektedir. Diğer yeraltı şehirleri gibi Özkonak yeraltı şehrinde de su kuyusu, depolar, sürgü kapılar, tüneller ve iletişim kanalları bulunmaktadır.
Not
- Günlük program akışı bazı dinamiklere göre değişiklik gösterebileceği için, detaylarda gün boyunca görülecek, deneyimlenecek olaylar ve kısa bilgilendirmeleri olmaktadır.