Kapadokya Keşfi

separator
Fiyat6 Gece / 7 Gün
Aşağı Kaydır

Kapadokya Keşfi

Kişi Başı Fiyat
6 Gece / 7 Gün
  • Depar Saati
    09:00
  • Bitiş Saati
    18:00
  • Kıyafet Tercihi
    Mevsimsel hava şartlarına bağlı olarak rahat edebileceğiniz günlük kıyafet ve ayakkabı tercihi yapabilirisniz.
  • Dahil Olanlar
    Akşam Yemeği
    Konaklama
    Müze Girişleri
    Öğlem Yemeği
    Transfer
    Uzman Rehber
  • Dahil Olmayanlar
    Bahşiş
1
Gün: Kapadokya'ya Varış
 
  • Transfer 
   
  • Akşam Yemeği
   
Not

  • İç hatlar Kapadokya uçuş saati durumu ve isteğe göre; ek programlamalar planlana bilir.
2
Gün: Sıcak Hava Balon Turu & Popüler Kapadokya
Sabahın erken saatlerinde Kapadokya sıcak hava balodeneyimi için harika gün !
  • Uçhisar Kale ( Panorama)
Bölgenin en yüksek peribacasıdır ve eşsiz bir manzara sunmaktadır. Yaklaşık 250 metre yüksekliğindedir. Stratejik bir noktada yer alması bölgede yaşayan çoğu medeniyet tarafından koruma ve savunma amaçlı kullanılmasına sebep olmuştur. Volkanik patlama soncu oluşan bu doğal kale faklı dönemlerde faklı bölümler eklenerek günümüze kadar gelmiştir. Bazı kısımları yıkılmış olsa da bünyesinde birçok tünel, depo,kiler, kilise, inziva odaları güvercinliler gibi kısımlar içerir . Aslında iki bölümden oluşmaktadır.  Halk arasında küçük olan kaleye çavuşun kalesi büyük olana ise ağanın kalesi denilmektedir.
  • Göreme Açık Hava Müzesi
Kapadokya bölgesinde, korunmuş en iyi kiliseleri içermektedir. Kiliseler de bulunan freskler bugün bile canlılığını yitirmemiştir. Ayrıca Bölgede kurulan ilk manastır olması da Hristiyan tarihi açısından büyük bir önem arz etmektedir. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır. 4. yüzyıllarda Kayseri başpiskoposu olan ve Hristiyanlığın ilk Ortodoks yorumunu yapan Aziz Basil tarafından inşa edilmiştir. İsa’nın ölümünden sonra Hıristiyanlık hızla yayılmış  fakat farklı yorumlara değiştirilmiştir. Bu değişikliğe karşı çıkanlar ise Ortodoks olarak adlandırılmıştır. Aziz Basil Dünya üzerinde ki bir çok manastır merkezini ziyaret etmiş ve düşüncelerini harekete geçirebilmek için tekrar Kapadokya bölgesine dönüp şuan ki Göreme Açık Hava Müzesini inşa ettirmiştir. Böylelikle farklı görüşlere sahip keşişleri bir araya toplamış ve kurallar koyarak manastır yaşamını bir düzene koymuştur.  Mimari açıdan da önemli olan manastır tamamen kaya içerisine oyulmuş kiliseler, yemekhaneler, depolar, mezarlıklar gibi kısımlardan oluşur. En önemli kilisesi Karanlık kilisedir ve bölgede korunmuş en iyi freskleri içermektedir. Etrafını çevreleyen vadiler ve bulundurduğu devasa peri bacaları ile de mükemmel bir manzara  sunmaktadır.
  • Aşk Vadisi Panorama
Farklı dönemlerdeki volkanik patlamalar sonucu oluşan kayalar üzerindeki renk farklılıkları ve vadiyi kaplayan  büyüleyici peribacası oluşumları bi ahenk içerisinde birleşerek harika bir doğa manzarası sunmaktadır. Eski dönemlerde irili ufaklı derelerin olduğu bu yüzden  yöre halkının tarım işlerini burada yoğunlaştırdığı bu vadiye Bağlıdere denilmekteydi. İlerleyen zamanlarda derelerin kuruması buranın aşıkların buluşma noktası olmasına sebep olmuş ve günümüzde Aşk vadisi olarak anılmaya başlamıştır.
  • Avanos & Testi Atölyeleri
Avanos Kızılırmak kıyısında kurulmuş antik bir şehirdir. Kızılırmak Türkiye sınırları içerisinde başlayan ve biten en uzun ırmaktır. Kızılırmak ilçeyi doğudan batıya doğru ortadan ikiye ayırır. Kızılırmak'ın bölmüş olduğu bu şehir 4 köprü ile birbirine bağlanmaktadır. Bunların en eskisi ise taş köprüdür. Bu nehre Kızılırmak denilmesinin sebebi, nehrin uzaklardan getirdiği  mineraller ile Kapadokya bölgesindeki zengin minerallerin karışması ile kızıl renkte bir kil tabakası oluşmuş, bu da nehre adına yakışır bir kızıllık katmıştır. Günümüzde yapılan barajlar nedeniyle bu özelliğini yitirmiştir. Avanos şehri Hitit, Frig, Pers, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan dört bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmıştır.  Bu şehirdeki testi yapım sanatı Hititlerin bırakmış olduğu bir mirastır ve m.ö 2000 yıllarından beri üretilmektedir.  Hititler, çanak çömlek yapımı konusunda uzmandı. Kaynak sularını şehirlere taşımak ve su ihtiyacını karşılamak için bir boru hattı kurdular.  kullanılan su boruları, ayrıca kirli su ve yağmur sularını aktarmak  için de kullanılıyordu.
  • Öğle Yemeği
 
  • Paşabağları
Peribacası olarak adlandırılan kaya oluşumlarının en yoğun bir şekilde görüldüğü ve sunduğu manzara ile en popüler gezi noktalarından biri haline gelmiştir. Bu peribacaları içerisine oyulmuş inziva odaları keşişlerin yaşam tarzını yansıtan önemli örneklerdir. Aziz Simon'a adanmış bir şapel de bulunmaktadır. Aziz Simon 37 yıl boyunca yüksek bir sütun üzerine inşa edilen küçük inziva odasında yaşamış ve gösterdiği mucizelerle büyük bir nam salmıştır. Ölümünün ardından onun öğretilerine inan takipçileri yeni bir akım oluşturmuş ve bu gruba Stylites (sütun üzerinde yaşayan azizler) ismi verilmiştir.  Kapadokya bölgesine gelen bazı keşişlerde yüksek peribacalarına inşa ettikleri küçük hücrelerde yaşamış Aziz Simon'un mistik yaşam tarzına  benzer bir yaşam sürmüşlerdir.
  • Devrent
Kaya yapılarının oluşum çeşitliliği ve insanlar tarafından farklı canlı türlerine benzetilmesi ilginç  ve faklı bir deneyim sunmaktadır. Bu oluşumlardan en popülerleri deve, Napolyon'un şapkası, Meryem Ana ve çocuk İsa, gelin damat figürleridir. Vadi içerisinde çok fazla yaşam izine rastlanmasa da, kendine özgü kaya figürleri ve sergilediği  ilginç ve  özel manzarası ile Kapadokya' da en popüler gezi noktalarından biri haline gelmiştir .      
3
Gün: Yeraltı Şehri & Vadi Yürüyüşü
  • Kaymaklı Yeraltı Şehri
İnşa tarihi tam olarak bilinmese de Hititler(M.Ö 2000) dönemine ait olduğu arkeologlar tarafından tespit edilmiştir. İlk katlarının Hititler döneminde kullanıldığı fakat asıl kısmının M.S 3 yüzyıl sonlarına doğru Roma istilasından kaçan Hıristiyanlar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Sığınma amaçlı olarak kullanılan yeraltı şehirleri kısa süreliğine hayatta kalmalarını sağlayabilecek şekilde inşa edilmiştir. Yemekhaneler, havalandırma bacaları, erzak depoları, şaraphaneler, oturma alanları, ahır, sürgü kapılar ve kilise  gibi birçok kısımdan oluşur. Kaymaklı yeraltı şehri bölgede gezilebilen yeraltı şehirlerinin en geniş olanıdır. Mutfak kısmında görebileceğiniz büyük taş blok dikkat çekmektedir. üzerinde faklı boyutlarda birçok delik bulunmaktadır. Eritilen bakır burada şekillendirilip mutfak için gerekli malzemelerin yapımında kullanılırdı.
  • Sobesos Antik Kenti
Şahinefendi köyü Ürgüp e 23 km uzaklıktadır. Antik çağda swa swassa olan bu şehrin adının  Roma ve Bizans döneminde sobesos olarak anıldığı bilinmektedir. şahinefendi köyü 2002 yılında henüz keşfedilmiş olan Sobesos antik kenti ile, bu antik kent ise mozaik bezemeleri ile ön plana çıkmaktadır. Şu ana kadar yapılan kazılarda Geç roma, erken hıristiyanlık dönemlerine ait bir hamam, toplantı salonu, bir şapel ve mezar odaları ortaya çıkarılmıştır. Gonca yaprağı biçimli hamamın giriş ve çıkışlarında sandalet motifli mozaikler dikkat çekicidir. Toplantı  salonunda ise değişik renkli taşlardan yapılmış meander, svastika ve saç örgüsü geometrik motifler yer almaktadır. Mezar odaları halen incelenmekte, şapel ise bulunan bir sikke nedeniyle 6.yy a tarihlenmektedir.
  • Keşlik
Cemil köyünün  2 kilometre ilerisinde yer almaktadır. Bu manastırın asıl adı Arkangelos manastırıdır. Fakat burada genellikle keşişlerin hayat sürmesi manastırın keşişler manastırı olarak anılmasına ve geçen süre içerisinde değişime uğrayarak Keşlik manastırı olarak anılmasına sebep olmuştur. Bu manastır 13. Yüzyıllarda piskoposluk merkezi olmuş büyük bir komplekstir. Manastır yemekhaneler, keşiş hücreleri, kilise, şaraphane, ve çapel gibi birçok bölümden oluşmaktadır. Bir de giriş kısmında eskiden ayazma olan şimdi ise çeşme olarak kullanılan bir su kaynağı vardır.
  • Mustafapaşa Öğle Yemeği
 
  • Gomeda Vadisi Yürüyüş
Kapadokya bölgesinin keşfedilmeyi bekleyen çok çeşitli fauna ve florasıyla, 8 katlı güvercinlikleri, yeraltı şehri, kiliseleri gibi birçok zenginliği ile keyifli bir yürüyüş deneyimi sunmaktadır.  Vadi boyunca akan Bey deresi ve özellikle ilkbahardaki yoğun debisiyle Kapadokya'da Ihlara vadisinden sonra bu deneyimi sunan 2. vadi konumundadır.
  • Üç Güzeller
Ürgüp girişinde yer almaktadır. Bir çok insanın uğrayıp fotoğraf çektirdiği bu yer Kapadokya bölgesinde sembolik bir hale gelmiştir. Üç güzel peribacası örneği yan yana dizilmiş ve bir aileye benzetilmektedir. Bu noktadan Erciyes dağını görülebilmekte ve  bazen dolunay ile beraber mükemmel bir manzara sunmaktadır.
4
Gün: Ihlara Vadisi & Güzelyurt
  • Güvercinlik Vadisi
Güvercinler tarım alanında kullanılmak üzere gübresinden faydalanmak için kayalara oyulmuş güvercin evlerinde yetiştirilmiştir.  Güvercin gübresi bileşiminde bulundurduğu maddeler açısından oldukça değerli ve diğer gübrelerden çok daha etkili olduğundan bölgede üzüm yetiştiriciliği açısından çok önemli olmuştur. Vadi geometrik şekillerle süslenmiş güvercin evleri ve uçhisar kalesini görebileceğiniz güzel bir manzara sunmaktadır.
  • Taş Atölyesi
Kapadokya bölgesi tarıma fazla elverişli olmadığı için insanlar eskiden beri hep birden çok işle uğraşmışlardır. Testi yapmışlar halı dokumuşlar ve değerli taşların işlenmesinde ustalaşmışlardır. Kapadokya bölgesinde değerli taş sergilenen bir çok yer bulunmaktadır. Değerli taşlar arasında en önde gelenler oniks ve sultanitdir. Oniks taşı görünüş açısından mermer ile neredeyse aynı görünüme sahiptir. Fakat oniks taşları şeffaftır  ve  farklı renklerde katmanlara sahip bir taştır. Taşta bulunan baskın renk siyahtır. Fakat oniks taşı beyazdan siyaha doğru değişen pek çok rengi barındırmaktadır. Aksesuar, takı ve mücevher yapımında genellikle siyah renk oniks kullanılmaktadır. Faydaları ise oldukça dikkat çekmektedir. İlk olarak pozitif enerji vermekte ve depresyonu azaltmakta, strese karşı oldukça etkilidir, özgüven artıran bir özelliği vardır ayrıca kadın erkek ilişkilerinde denge sağlayarak kişilerin ilişkilerini güçlendirir. Ayrıca bu taş ağrıları azaltıcı etki göstermektedir. sultanit, Sultan taşı ismini Osmanlı sultanlarından almıştır. Sadece Türkiye coğrafyasına özgü bu taş Muğla Milâs’ da çıkarılmaktadır. Göze çarpan en önemli özelliği farklı ışık kaynakları altında farklı renklere bürünmesidir. Pembe, yeşil, sarı, mavi ve kahverengi gibi renklere bürünmektedir. sultanit ismi ile de tescilli bir marka haline gelmiştir. Fayda olarak Zihnin daha açık ve berrak hale gelmesine imkan verir. Psikolojik açıdan insanı rahatlatan ve sakinleştiren bir yapısı bulunmaktadır. Negatif enerjiyi uzaklaştırmaktadır.
  • Ihlara Vadisi
Derin vadileri, akarsuları, yemyeşil bitki örtüsü ve görkemli dağları ile mükemmel bir manzaraya sahip olan bölgemizdir. Ihlara vadisi buna en güzel örnektir. Derinliği 100 ila 120 metre arasında değişmektedir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar, kiliseler, ve inziva odaları bulunmaktadır. Bu vadideki kilise süslemeleri 6.yy dan başlayarak 13.yy a kadar gitmektedir. Ayrıca bölgedeki karasal  iklimden farklı olarak burada akdeniz iklimi görülmektedir. bu özelliği ile de doğal bir mikroklima alanıdır. Buna bağlı olarak başta Antep fıstığı olmak üzere çeşitli bitkiler yetişmektedir.
  • Yüksek Kilise
1895 yılında kaya zemin üzerine beşik tonozlu kubbeli taştan yapılı kilisenin altında su sarnıcı , yanında ise rahipler ve rahibeler için odalar bulunmaktadır. İsmini yapıldığı yer olan kaya yapısının zirvesinde yer almasından gelmektedir. Bulunduğu konum aynı zamanda nefes kesen Güzelyurt ve Hasandağı manzarasına sahiptir.
  • Güzelyurt
Kapadokya bölgesinde tarihsel sürekliliği izleyebileceğin en güzel yerleşim yerlerinden biridir. Çok eski dönemlerde karballa, rumcanın etkisiyle karvali, Türkçenin etkisi ile de gelveri olarak adlandırılmış, günümüzde ise Güzelyurt olarak değiştirilmiştir. Ismini hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yer olan Golgotha ya da kalvariden aldığı muhtemeldir. 1924 mübadele dönemine kadar  hem Hristiyanlar hem de Müslüman Türk halkı burada barış içerisinde yaşamışlardır.  Güzelyurt Evleri kaya zemin üzerine yaptıkları taş eveler , hem sağlamlığı hem mimari özelliği hem de günümüze kadar koruna bilmesinin güzel örneklerini kasabanın her sokağında görmek mümkündür. Evlerin en genel özelliği birbirine bitişik çatısı kemer yapılı olmalarıdır, ayrıca halen evlerin birçoğunun kapısında yer alan evin yapım tarihi, duvarlarındaki kemer  işlemler, kültür ve tarihsel süreç hakkında bilgi vermektedir.
  • Narlı Göl
Niğde Şehrinde yer alır ve Kapadokya bölgesinde ki tek krater gölüdür.Nar gölü Bölgede yaşanan volkanik patlamalar sonucu, Kuvaterner başlarında yani  2,5 milyon yıl önce çökerek bugünkü maar görünümünü almıştır. Gölün çevresi tepeler ile çevrilidir. Kalsiyum, sodyum ve bikarbonat açısından çok zengin olan Nar gölü etrafında birçok termal tesisler kurulmuştur. Genellikle volkanik alanlarda görülen juvenil(daha önce yer yüzeyine hiç çıkmamış, oluşumundan bu yana hiçbir su ile karışmamış) sular mağma ceplerinden fay hatları boyunca yüzeye çıkmaktadır. Buna örnek olarak Göl kıyısındaki sondaj kuyusundan 65 derece sıcaklığında su çıkarılmaktadır. Bu Mağma ceplerinden gelen juvenil sular  daha fazla erimiş mineral madde içerirler.    
5
Gün: Doğu Kapadokya ' Kayseri
  • Gevher Nesibe Darüşşifası ve Tıp Medresesi
  Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev kardeşi Gevher Nesibe Sultan adına yaptırmıştır. Anadoluda döneminin en eski ilk hastahanesidir. Yanında yer alan tıp medresesi ise dünyanın ilk yapılmış ilk tıp medresesidir. Günümüzde müzeye dönüşmüş, İnteraktif yapısı keyifli ve bilgilendirici tur sağlıyor.
  • Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi
Kayseri’de bilinen ilk Ermeni kilisesi 1191 yılında Surp Krikor ismiyle bilinir. Varlığını 17. yüzyıla kadar korumuş olan bu kilise 1653’te aynı şekilde karşımıza çıkar. Yüzyıllar boyu onarılarak ve yeniden inşa edilerek günümüze kadar ulaşan kilise budur.19. yüzyılın ilk yarısında harap olmuş veya yıkılmış olan bu kilise, 1859’da yeniden inşa edilir. Bu inşaat işinde herkes tarafından sevilen bir esnaf olan Kevork Ağa Mındigyan önemli rol oynar ve arkadaşları ile beraber kilisenin gereksinimlerini adilane bir şekilde karşılar. Tüm pastırma tüccarları, zanaatkarlar ve esnaf başlıca destekçileridir. Büyük bir şevkle çalışıp, işi kısa zamanda bitirirler. 1875’te vefat eden Kevork Ağa avluya gömülür. Kilise’nin iç sıvası ve altın varak kaplaması ise 1903’te yapılır. Kilise 1996’da Kayserili Zadig ve Penyamin Toker kardeşlerin hayırseverliğiyle yenilendi. Kilise son kez 2009’da onarım görerek Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan tarafından ibadete açıldı.  
  • Arkeoloji Müzesi
1969 yılında açılmış kayseri ve bölgesinde buluna arkeolojik kazılardan çıkarılan eserler sergilenmiştir. Kalkolitik dönemden itibaren çıkarılan çanak, kil kaplar ve aletler, Kültepe de keşfedilen Asur ticaret koloni yazıları, Selçuklu ve Roma dönemi eserleri bulunmaktadır.  
  • Döner Kümbet
Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat’ın kızı Prenses Şah Cihan Hatun için 1289 yılında yapılmıştır. Kümbetin üzerine işlenmiş taş süslemeleri Türk sanatının zenginliğini göstermektedir. Selçuklunun en önemli sembollerinden Çift başlı kartal, aslan ve hayat ağacı kabartmaları ilk dönem canlılığı aşınmalardan dolayı günümüzde çok net olarak görünmemektedir.  
  • Ulu Camii
Danişment hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından 1134-1143 yılları arasında yaptırılmıştır. 1206, 1723 yıllarında onarım görmüştür. Cami içindeki kitabede: Bu cami, Kılıçaslan oğlu, büyük Sultan Keyhusrev devrinde - Allah onun yardımını yüceltsin- H.602/M.1206 yılında Yağıbasanoğlu, Muzaffereddin Mahmud tarafından onarılmıştır.  
  • Kapalı Çarşı - Bedesten
Osmanlı döneminde yapılan kapalı çarşılar arasında İstanbul’dakinden sonra en büyük kapalı çarşıdır. 15. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. İçerisinde farklı isimlerle anılan birçok çarşı bulunan yapıdaki tek kitabe, 1844’te Hacı Efendi’nin yaptırdığı ve kendi adıyla anılan çarşıda yer almaktadır. 1870 senesinde yaşanan yangın sonucu neredeyse tümü yanan çarşı, Maraşlı Osman Paşa’nın uğraşları ile taş malzeme ile yeniden yaptırılmıştır. Yapı, 1907 Ankara Salnamesi’nde iki binden fazla dükkân ve mağazayı kapsayan “muhteşem kâgir çarşı” olarak geçmektedir.Kapalı Çarşı, halen yöreye özgü yiyecek ve el işlerinin satıldığı dükkânları barındırmaktadır.
  • Talas Evleri
Kayseri'nin bir ilçesi olan Talas, Geç Osmanlı döneminde Türk, Ermeni ve Rum halkı gibi farklı medeniyetlerden insanlara ev sahipliği yapmıştır.Toplam nüfusu yaklaşık olarak 11616 olduğu düşünülmekte, ayrıca Talas'ta Müslüman ve gayrimüslim nüfusunun ayrı mahallelere değil  bir arada hatta bazı durumlarda aynı sokaklarda komşu olarak yaşadıkları da anlaşılmaktadır. Bu etkileşim mimari yapılara da yansımış ve önemini bugün bile korumuştur.Geleneksel Talas evlerinin genellikle bir bahçesi bulunmaktadır. Bu evlerde ilk giriş kapısı bahçe duvarında yer almaktadır. böylelikle evlerin hemen sokağa değilde önce bir bahçeye açılması korunaklı bir giriş oluşturmaktadır. Talas evlerinde beşik tonozlu kaya oyma bodrumlar bulunmaktadır. Bu  yapılar sağlam bir temel oluşturmaktadır. Ayrıca yiyeceklerini burada uzun süre muhafaza edebilmişlerdir.Talas evlerinde odalar dikdörtgen planlı rasyonel düzenli olup sedir, yüklük, sar, sergen gibi malzemeler  yer almaktadır. Talas'taki evler çoğunlukla bodrum zemin ve birinci kat olarak inşa edilmiştir. En çok kullanılan yapı malzemesi taştır. Duvarlarda ve temellerde karataş kullanılmış, döşeme kaplamalarında  ise yöreye özgü 5 santimetre kalınlığında sal taşı kullanılmıştır.
6
Gün:
 
  •  Atv Turu 
Kapadokya bölgesinde vadilerin içlerine doğru Peribacaları arasında yapılacak eğlenceli bir sürüş keyfi ayrıca  panoramik noktalarda verilen fotoğraf molalarıya muhteşem bir deneyim sunmaktadır. 2 saatlik  zaman bir zaman dilimini kapsayan bu atv turu kılıçlar vadisi, güllüdere, kızılçukur, aşk vadisi ve Çavuşin(hayalet şehir)’i içermektedir. Tur için gereken ekipmanlardan olan kask ve bone temin edilir. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra atv nin nasıl kullanılacağı size eşlik edecek olan rehber tarafından detaylıca anlatılır ve boş bir alanda test sürüşü yapılır ve böylelikle tur başlamaktadır. Birçok vadiyi bir arada görebilir, kayaların üzerindeki renk farklılıkları ve güneşin verdiği kızıllık ile sunduğu görsel manzara görülmeye değer görsel bir şölen niteliğindedir.
  • Hamam
Türk kültüründe önemli yeri olan hamamlar sadece sağlık amaçlı değil aynı zamanda sosyalleşmek ve eğlenmek için de kullanılmışlardır. Özel mimarisi ve ısıtma sistemiyle sürekli sıcak olan hamamların ortasında vücudu ısıtmak, dinlenmek ve kese yapmak için kullanılan göbek taşı bulunur. Hamam kültürünün kendine özgü mimarisinin yanı sıra özel kullanım araçları vardır bunların en bilindikleri, kese, peştamal, hamam tası, mermer hamam kurnasıdır. Hamam programı bireysel hamam deneyimi,  uzmanları tarafından yapılan kese köpük masajı  ve aromatik yağlarla yapılan klasik vücut masajıdır.
  • Gün Batımı Seyri
Kapadokya'nın büyüleyici atmosferlerinden ve popüler aktivitelerinden birisi olan Kızıl -Çukur vadisinde gün batımı romantik ve güneşi  
  • Akşam Yemeği
   
7
Gün: Dönüş Planlaması
Dönüş bilet zamanlamasına göre yarım günlük veya kısa zamanlı aktivite planlaması eklenebilir.
  • Transfer
       
Not

  • Günlük program akışları bazı dinamiklere göre değişiklik gösterebileceği için, detaylarda; gün boyunca görülecek, deneyimlenecek olaylar ve kısa bilgilendirmeleri olmaktadır.

Tour Location

Konaklama
Başlangıç Fiyatı €
Profesyonel Butik1430
Aile Dostu Butik980
   
1Step 1
Rezervasyon Talep Formu
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right