- Sultanahmet Camii (Blue Mosque)
Sultanahmet Camii 1609 ve 1617 yıllarında Osmanlı padişahı 1. Ahmed tarafından
yaptırılmıştır. Zamanın değerli mimarlarından Sedefkar Mehmed Ağa tarafından inşa edilen
Sultanahmet Camii, beyaz ve mavi renkli İznik çinileriyle bezendiğinden ve kubbelerinin
içinin de mavi renklerle işlenmesinden dolayı “Mavi Camii (Blue Mosque)” adıyla
anılmaktadır. Yaklaşık olarak 20 bin civarında İznik çinisi bulunan Sultanahmet Camii,
külliyesi ile birlikte İstanbul içerisindeki en büyük ve en önemli eserlerden biri olarak kabul
edilmektedir.
Hemen karşısındaki Ayasofya’dan esinlenmiş izler taşıyan Sultanahmet Camii içerisinde
ağırlıklı olarak İslam mimarisi ağır basmaktadır. Mimar Sedefkar Mehmet Ağa, Sultanahmet
Camii’ni yaparken “boyutta büyüklük, heybet ve ihtişamın yansıması” fikriyle yaratımı
gerçekleştirmiştir.
Sultanahmet Camii’nin içini ve çevresini dolaşırken ruhsal bir bütünlük taşıdığını görebilir,
Ayasofya ile uyumlu bir ikili olarak tarihi yarımadaya farklı bir zenginlik yarattığını derinden
hissedebilirsiniz. Bugün İstanbul’u ziyaret edenlerin ilk durağı konumunda olan Sultanahmet
Camii Külliyesi, ihtişamından ve geçmişin taşıdığı kültürel uyumu en iyi yansıtan eserlerden
birisi olarak anılmaya devam etmektedir.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi
Türk ve İslam sanatına dair eserlerin toplandığı ilk Türk müzesi olan Türk ve İslam Eserleri
Müzesi, 1913 yılında yapılmış, Süleymaniye Camii külliyesindeki imaret binasında
ziyaretçilere açılmıştır. Daha sonra 1983’de Sultanahmet Meydanı içerisindeki İbrahim Paşa
Sarayı’na taşınmış, günümüzdeki halini almıştır.
Sultan sarayları haricinde günümüze ulaşabilen tek özel saray olan İbrahim Paşa Sarayı’nın
içerisinde, İslam dünyasına ait farklı ülkelerden gelen seramik objeler, ahşap işlemeler, el
yazması kitaplar, Türk halıları ve daha birçok değerli yer almaktadır.
Müzenin içerisindeki İslam dünyasına ait sanat eserleri göz kamaştırırken, avludaki ağaçların
huzur veren dokusu gününüzü ferahlatacak, sükutun her yerinize işlediğini ve geçmişle bağ
kurduğunuzu farkedeceksiniz.
Süleymaniye Camii, 1551 yılında Osmanlı'nın en güçlü padişahlarından biri olan Kanuni
Sultan Süleyman için Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Süleymaniye Camii, içerisinde
medrese, kütüphane, hastane, okul, hamam gibi birçok kullanım alanından oluşan
Süleymaniye Külliyesi’nin katmanlarından biri olarak inşa edilmiştir.
Caminin en dikkat çeken tarafı, Osmanlı’nın en değerli mimarlarından olan Mimar Sinan'ın
kalfalık eseri olması ile İstanbul’da yaşanan onca depreme rağmen tek bir sütununun bile
zarar görmemiş olmasıdır. Öyle ki, cami içerisindeki yağ lambalarının oluşturduğu isler tek
bir yerde toplanmakta, hava akımının rahat bir şekilde dolaşımı sağlanmakta ve ana giriş
kapısının üzerindeki odaya yönlendirilen yağ lambalarına ait isler, daha sonrasında
mürekkep yapımında kullanılmaktadır.
En değerli ustaların uğraş verip bir bütün haline getirdiği Süleymaniye Camii, tarihi
yarımadanın Haliç, Boğaziçi ve Topkapı Sarayı’nı gören en yüksek tepesine yerleştirilmiştir.
İstanbul’un bir çok noktasından görülebilen bu ihtişamlı yapının içerisinde değerli çini
ustalarının ellerinden çıkan çiniler, hünkar mahfili ve mihrabı, ana kubbe üzerindeki
görseller, kubbeler, minareler ve daha pek çok tarihi eser Görkemli İstanbul Turu içerisinde
ziyaret edilebilecek yerler arasındadır.
Şehzadebaşı Camii ya da Şehzade Mehmet Camii olarak da bilinen Şehzade Camii, yine
Fatih ilçesinde yer alan ve 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan’ın çıraklık eseri olarak
tanımlayıp yapmış olduğu eseridir.
Şehzade Camii’ni farklı kılan yüksek kubbeleri, şadırvan avlusunun 12 sütun ve 16
kubbeden oluşması, çift minaresinin ikişer şerefeli olması ve Şehzade türbesinin rengârenk
çinilerle farklı bir doku barındırmasıdır. Cami içerisindeki akustik Mimar Sinan’a ait tarzda
kendisini hemen belli etmektedir.
Mısır’dan alınan vergilerle yapılması nedeniyle ismini alan Mısır Çarşısı, İstanbul’un en eski
çarşılarından birisi konumundadır. Sultanhamam’ın en önemli noktalarından biri olan Mısır
Çarşısı içerisinde rengarenk görseller sunan çeşit çeşit baharatlar, tıbbi ilaçlar, nadir kök
bitkileri, kurutulmuş meyveler ve çiçek tohumlarının satıldığı dükkanlar ile kuyumcular yer
almaktadır.
Mısır Çarşısı’nın da farklı kapıları olup içerisine girdiğinizde etrafınızı saran renk ve kokularla
kendinizi adeta eski zamanların masal diyarlarında gibi hissedeceksiniz.
İstanbul Osmanlı Eserleri Turu ile gün boyunca Osmanlı zamanından günümüze ulaşan
tarihi yapı ve tarihi eserleri gezmeye doyamayacak, zamanın ilerlemesiyle bilgilerinizin ve
şaşkınlığınızın arttığına şahitlik edeceksiniz.