İstanbul & Kapadokya Turu

separator
Fiyat1900 €9 Gece / 10 Gün
Aşağı Kaydır

İstanbul & Kapadokya Turu

1900 €Kişi Başı Fiyat

Türkiye’nin en önemli destinasyonlarından İstanbul ve Kapadokya’nın ruhunu, mistik atmosferini hissederek detaylarını kaçırmadan keşfetmek için tasarlanmış tur, bu deneyimi yaşamak için şimdi iletişime geçin!

9 Gece / 10 Gün
  • Depar Saati
    Yaklaşık 09:00
  • Bitiş Saati
    Yaklaşık 18:00
  • Kıyafet Tercihi
    Mevsimsel hava şartlarına bağlı olarak rahat edebileceğiniz günlük kıyafet ve ayakkabı tercihi yapabilirisniz.
  • Dahil Olanlar
    Akşam Yemeği
    Konaklama
    Müze Girişleri
    Öğlem Yemeği
    Transfer
    Uzman Rehber
  • Dahil Olmayanlar
    Bahşiş
1
Gün: Kapadokya'ya Varış
       Uçuş & Transfer
  • Uluslararası Uçuş; – İstanbul (THY) 
  • İç Hatlar Uçuş; İstanbul- Kapadokya
          Akşam Yemeği;
  • Bir Kapadokya Klasiği Testi Kebabı
2
Gün: Kapadokya
  • Sabah Balon Turu
1987 yılında ilk balon uçuş denemeleri ile başlayan Kapadokya’nın balon macerası 1996 yılından itibaren hızla popülerliği artmaya başlamıştır ve günümüzde Kapadokya’ya gelindiğinde yapılması planlanan ilk aktivite olmaktadır .  Eşsiz manzara ,atmosfer ve doğanın , güvenli  ve sakin balon uçuş şartları ile harika uyumu ve günlük olarak değişen hava şartlarının izin vermesi ile yılın her dönemi  ve yaklaşık 250 günü ,günlük ortalama 80- 100 balon uçuşu Kapadokya bölgesini dünyanın en iyi balon turu destinasyonu yapmaktadır.
  • Üç Güzeller
 Nevşehir üzerinden Ürgüp e geliyorsanız girişte sizi ilk olarak kapadokya bölgesinin simgesi haline gelmiş Üç Güzeller ya da Çatalkaya olarak da adlandırılan volkanik patlamalar sonucu oluşmuş  üç güzel peribacası karşılamaktadır. Bu peribacalarının hemen arkasında beliren bölgenin en yüksek volkanik dağı olan erciyes dağı ve yapılan ışıklandırmalar ile gece boyunca özellikle dolunayın olduğu zamanlarda  büyüleyen bir manzara sunmaktadır.
  • Göreme Açıkhava Müzesi
 Göreme açık hava müzesi tarih boyunca Hristiyanlığın icra edildiği önemli yerlerden biri olmuştur. Kapadokya bölgesinde korunmuş en iyi kiliseleri içermektedir. 1985 yılında dünya kültür mirası listesine alınması  bu tarihi yerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Kayseri piskoposu Aziz Basil tarafından M.S 4. yy da inşa edilmiştir. Aziz Basil eğitimini hem İstanbul’da hem de Athena da almış bir çok dalda kendini eğitmiştir. Mısırda misyoner olarak görev yapmış ve orada insanların duvar üzerine yaptıkları resimlerden çok etkilenmiş ve Kapadokya ya döndüğünde burada ki insanların farklı kültürlerden olması farklı dinlere inanması ve okuma yazma bilmeyen insanların olması onu duvar resimlerini Kapadokya’da icra etmeye sevk etmiştir. İlk örneklerini ise göreme açık hava müzesinde uygulamış ve insanları Hristiyanlığa davet etmiştir. Ayrıca Hristiyanları bir araya getirerek Kapadokya bölgesinde manastır hayatını başlatmış ve hatta cemaat anlayışını Hristiyanlığa getiren kişi olmuştur. Bugün bile her Ortodoks kilisesinde pazar günleri cemaat ile ibadet edilmektedir bu da Aziz Basil sayesindedir. Göreme açık hava müzesi sadece kiliselerden değil aynı zamanda yemekhaneler, yatakhaneler ve mezarlıklardan oluşmaktadır. Burada dini bilgiler öğretilmiş, kendi ürünlerini satarak kiliseye katkıda bulunulmuştur ve bir şifahane görevinde görmüştür. Göreme açık hava müzesi ayrıca bölgede korunmuş en iyi klise olan karanlık kiliseyi bünyesinde barındırmaktadır. Bu klisedeki duvar resimlerinin yaklaşık yüzde sekseni çok iyi durumdadır. Sizde tarihe şahitlik etmek istiyorsanız kesinlikle bu müzeyi ziyaret etmelisiniz.
  • Uçhisar Güvercinlik Panorama
Uçhisar Kasabası’ndan başlayıp Göreme kasabasında biten yaklaşık 4 km’lik bir alanı kapsamaktadır. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde eski dönemlerde bağ ve bahçelerde kullanılmak üzere gübre gereksinimini karşılamak için yabani güvercinlerin belli bir sisteme göre yetiştirildikleri bilinmektedir. Kapadokya bölgesinde kayaların doğası gereği yumuşak olmasından güvercinlikler genellikle bu kayalara oyulmuştur. Farklı renkler ve resimlerle de süslenmişlerdir. Bir haberleşme aracı olarak kullanılmış olan Güvercin ayrıca birçok kültürde ve dinde sembolik bir değere sahiptir. Örneğin islamiyette nuh tufanından sonra dışarda hayat olduğunu gösteren zeytin dalını bir güvercin getirmiştir buda ona kutsal bir değer katmaktadır. Hristiyanlıkta ise İsa vaftiz edildiğinde tanrının ruhu beyaz bir güvercin formunda İsa'nın yanında yer almıştır burada güvercin kutsal ruhu temsil etmektedir. Güvercinlik vadisi büyük kaya kütlelerine oyulmuş güvercinlikler ile sizlere muhteşem bir manzara sunmaktadır.
  • Öğle Yemeği
  • Devrent Vadisi
Kaya yapılarının oluşum çeşitliliği ve insanlar tarafından farklı canlı türlerine benzetilmesi ilginç  ve faklı bir deneyim sunmaktadır. Bu oluşumlardan en popülerleri deve, Napolyon'un şapkası, Meryem Ana ve çocuk İsa, gelin damat figürleridir. Vadi içerisinde çok fazla yaşam izine rastlanmasa da, kendine özgü kaya figürleri ve sergilediği  ilginç ve  özel manzarası ile Kapadokya' da en popüler gezi noktalarından biri haline gelmiştir .  
  • Göreme Panorama (O Ağacın Altı)
Nefes kesen Göreme kasabası ve Kapadokya’nın en popüler vadilerine karşı seyir ve fotoğraf molası verirken aynı zamanda isterseniz kumda yapılan lezzetli Türk kahvesi eşlik edebilir.
  • Halı Atölyesi
  • Aktivite; Özel Şarap Sunumu Eşliğinde Gün Batımı

Geceleme Kapadokya’da

Not:

  • Balon turu yapmak için harika zamanlama!
3
Gün: Kapadokya
  • Vadi Yürüyüşü
  • Öğle Yemeği; Doğada Piknik
  • Testi Atölyesi
Avanos Kızılırmak kıyısında kurulmuş antik bir şehirdir. Kızılırmak Türkiye sınırları içerisinde başlayan ve biten en uzun ırmaktır. Kızılırmak ilçeyi doğudan batıya doğru ortadan ikiye ayırır. Kızılırmak'ın bölmüş olduğu bu şehir 4 köprü ile birbirine bağlanmaktadır. Bunların en eskisi ise taş köprüdür. Bu nehre Kızılırmak denilmesinin sebebi, nehrin uzaklardan getirdiği  mineraller ile Kapadokya bölgesindeki zengin minerallerin karışması ile kızıl renkte bir kil tabakası oluşmuş, bu da nehre adına yakışır bir kızıllık katmıştır. Günümüzde yapılan barajlar nedeniyle bu özelliğini yitirmiştir. Avanos şehri Hitit, Frig, Pers, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan dört bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmıştır.  Bu şehirdeki testi yapım sanatı Hititlerin bırakmış olduğu bir mirastır ve m.ö 2000 yıllarından beri üretilmektedir.  Hititler, çanak çömlek yapımı konusunda uzmandı. Kaynak sularını şehirlere taşımak ve su ihtiyacını karşılamak için bir boru hattı kurdular.  kullanılan su boruları, ayrıca kirli su ve yağmur sularını aktarmak  için de kullanılıyordu.
  • At Turu
Kapadokya isminin kökenlerinden birisi olan ‘Güzel Atlar Ülkesi ‘  deyimini eski uygarlıkların temel ihtiyaçları için kullandığı atlarla bu kez siz onların ; izledikleri yolları, bıraktıkları izleri  takip ederek ürettikleri tarihi; peribacalarını ,vadileri ve doğal güzelliklerin arasında patika yolarda ,üzüm bağları arasında tamamen doğayla iç içe at üstünde keşfetme şansına sahip oluyorsunuz .
  • Türk Gecesi
Geceleme Kapadokya’da

Not:

  • Türk Gecesine katılmak için uygun zamanlama
4
Gün: Kapadokya
  • Güvercinlik Panorama 
Güvercinler tarım alanında kullanılmak üzere gübresinden faydalanmak için kayalara oyulmuş güvercin evlerinde yetiştirilmiştir.  Güvercin gübresi bileşiminde bulundurduğu maddeler açısından oldukça değerli ve diğer gübrelerden çok daha etkili olduğundan bölgede üzüm yetiştiriciliği açısından çok önemli olmuştur. Vadi geometrik şekillerle süslenmiş güvercin evleri ve Uçhisar kalesini görebileceğiniz güzel bir manzara sunmaktadır.  
  • Onyx Atölyesi
Kapadokya bölgesi tarıma fazla elverişli olmadığı için insanlar eskiden beri hep birden çok işle uğraşmışlardır. Testi yapmışlar halı dokumuşlar ve değerli taşların işlenmesinde ustalaşmışlardır. Kapadokya bölgesinde değerli taş sergilenen bir çok yer bulunmaktadır. Değerli taşlar arasında en önde gelenler oniks ve sultanitdir. Oniks taşı görünüş açısından mermer ile neredeyse aynı görünüme sahiptir. Fakat oniks taşları şeffaftır  ve  farklı renklerde katmanlara sahip bir taştır. Taşta bulunan baskın renk siyahtır. Fakat oniks taşı beyazdan siyaha doğru değişen pek çok rengi barındırmaktadır. Aksesuar, takı ve mücevher yapımında genellikle siyah renk oniks kullanılmaktadır. Faydaları ise oldukça dikkat çekmektedir. İlk olarak pozitif enerji vermekte ve depresyonu azaltmakta, strese karşı oldukça etkilidir, özgüven artıran bir özelliği vardır ayrıca kadın erkek ilişkilerinde denge sağlayarak kişilerin ilişkilerini güçlendirir. Ayrıca bu taş ağrıları azaltıcı etki göstermektedir. sultanit, Sultan taşı ismini Osmanlı sultanlarından almıştır. Sadece Türkiye coğrafyasına özgü bu taş Muğla Milâs’ da çıkarılmaktadır. Göze çarpan en önemli özelliği farklı ışık kaynakları altında farklı renklere bürünmesidir. Pembe, yeşil, sarı, mavi ve kahverengi gibi renklere bürünmektedir. sultanit ismi ile de tescilli bir marka haline gelmiştir. Fayda olarak Zihnin daha açık ve berrak hale gelmesine imkan verir. Psikolojik açıdan insanı rahatlatan ve sakinleştiren bir yapısı bulunmaktadır. Negatif enerjiyi uzaklaştırmaktadır.
  • Kaymaklı Yerlaltışehri
İnşa tarihi tam olarak bilinmese de Hititler(M.Ö 2000) dönemine ait olduğu arkeologlar tarafından tespit edilmiştir. İlk katlarının Hititler döneminde kullanıldığı fakat asıl kısmının M.S 3 yüzyıl sonlarına doğru Roma istilasından kaçan Hıristiyanlar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Sığınma amaçlı olarak kullanılan yeraltı şehirleri kısa süreliğine hayatta kalmalarını sağlayabilecek şekilde inşa edilmiştir. Yemekhaneler, havalandırma bacaları, erzak depoları, şaraphaneler, oturma alanları,ahır,sürgü kapılar ve kilise  gibi birçok kısımdan oluşur. Kaymaklı yeraltı şehri bölgede gezilebilen yeraltı şehirlerinin en geniş olanıdır. Mutfak kısmında görebileceğiniz büyük taş blok dikkat çekmektedir. üzerinde faklı boyutlarda birçok delik bulunmaktadır. Eritilen bakır burada şekillendirilip mutfak için gerekli malzemelerin yapımında kullanılırdı.  
  • Ihlara Vadisi
Ihlara bölgesi derin vadileri, akarsuları, yemyeşil bitki örtüsü ve görkemli dağları ile mükemmel bir manzaraya sahip olan bölgedir. Melendiz Çayının  tüf çatlarından süzülerek oluşturduğu Ihlara vadisi 100 ila 120 metre derinliğindedir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar, kiliseler, ve inziva odaları bulunmaktadır. Bu vadideki kilise süslemeleri 6.yy dan başlayarak 13.yy a kadar gitmektedir. Doğa ve insan uyumuna dair gösterilebilecek en güzel örnektir. Ayrıca bölgedeki karasal  iklimden farklı olarak burada Akdeniz iklimi görülmektedir. bu özelliği ile de doğal bir mikro klima alanıdır. Buna bağlı olarak başta Antep fıstığı olmak üzere çeşitli bitkiler yetişmektedir.
  • Öğle Yemeği
Geleneksel lezzetlerden oluşan yemek menüsü
  • Selime Manastırı
Selime Katedrali, Selime Kasabası içerisinde ve Ihlara Vadisi’nin bitiş noktasında yer almaktadır. Vadiden çıktığınızda peri bacaları ve Selime Katedrali sizi karşılamaktadır. Katedral yapısı, kervan yolu, kiliseleri, peribacaları ve manzarasıyla beraber Aksaray’a gelen turistlerin ve doğa severlerin gözdesi olan Selime Kasabası, Aksaray’a gelenler için uğranılması gereken noktalardan birisini oluşturmaktadır. Bölgede yaşayan Ortodoks inancına sahip insanların, Selime Katedrali’nden çıkan emirlere ve kararlara kayıtsız şartsız uyması, tarih boyunca Selime Katedrali’nin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Selime Katedrali ve manastıra çıkışta yüksek bir koridor karşıma çıkar, bu koridor develerin çıkarıldığı kervan yolunun bir kısmını oluşturmaktadır. Selime’de kurulan pazar nedeniyle kervanlar Selime’ye gelmekte ve kervanın güvenliği için develeri katedralin orta kesimine kadar çıkartmaktaydılar. Bu kısmın üstüne ise dinlenmek ve ibadet etmek için Selime Katedrali ve Manastırı inşa edilmiştir. Kayaların oyulmasıyla yapılan ve çoğu kilise olarak inşa edilmiş yapılar, Bizans sanatının izlerini taşımaktadır. Ayrıca katedralin üst tarafının ise kale olarak inşa edilmesi, Katedralin en önemli özelliklerinden birisidir. Sur ve mevzileri günümüzde görmek mümkündür. Selime Kale Manastırının en önemli özelliklerinden birisi ise bölgedeki din adamlarının yetiştirildiği yer olmasıdır. Bölgeyle ilgili toplantılar ve askeri üst burada bulunmaktadır. Ayrıca ilk yüksek sesli ayinde Selime Katedrali’nde yapılmıştır. Selime, Kapadokya bölgesinin en büyük manastırıdır.
  • Akşam Yemeği; Tandır’da Kapadokya Yemekleri
Geceleme Kapadokya’da
5
Gün: Ankara
İstanbul’dan Ankara’ya hareket
  • Tuz Gölü
Türkiye'nin yüzölçümü bakımından ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, çevresindeki platolar arasına gömülmüş bulunan geniş bir tektonik çukurluğun en derin yerindedir. Bu çukurluk Neojen'de tektonik hareketlerle oluşmuştur. Tuz Gölü'nün içinde bulunduğu çukurluk doğu, batı ve güneyden faylarla çevrilidir.
  • Öğle Yemeği
Geleneksel lezzetlerden oluşan yemek menüsü
  • Ankara Anıtkabir
Türkiye tarihinin en önemli yerlerinden olan Anıtkabir, Mustafa Kemal’in  ebedi hayata kavuştuğu yer olmaktadır. Yıllar boyunca birçok insan tarafından ziyaret edilen Anıtkabir,  her zaman Türk tarihi için kilit noktalardan biridir. Anıtkabir,  Türk Kurtuluş Savaşı devrinde ülkemize önderlik yapan Mustafa Kemal’in mezarıdır. Anıtkabir yapılırken en önemli olan şey Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğine uygun olarak tasarlanması olmaktaydı. Anıtkabir’in çevresinde İsmet İnönü’nün yanı sıra Cemal Gürsel ve 27 Mayıs Şehitleri’nin de  mezarları bulunmaktadır. Anıtkabir’e giriş çıkışlar ile ücretsizdir. Anıtkabir saat  dokuzdan akşam beşe kadar ziyaretçilerine açıktır. Tüm Türkiye’den binlerce insan hala Atatürk’ü anmakta ve sürekli olarak Anıtkabir’i ziyaret etmektedir.
  • Anadolu Medeniyetler Müzesi
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara’da Ulus semtinde bulunur. İçerisinde tarih ve arkeoloji ile ilgili birçok önemli eser yer alır. Anadolu’da çıkan arkeolojik eserler zaman sırası ile müzede sergilenmektedir. Müze Ankara Kalesi’nin güneydoğu yakasında bulunan iki Osmanlı yapısında bulunmaktadır. Yapılardan ilki Veli Mahmud Paşa’nın isteği üzerine yapılan Mahmut Paşa Bedesteni’dir. Diğer yapı ise Rum Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış Kurşunlu Han’dır. Ankara’da bulunan ve tarih severler tarafından ziyaret edilmesi gereken önemli bir müzedir.  Hafta içi ziyaretçiler için açıktır.
6
Gün: İstanbul
Ankara’dan İstanbul’a hareket
  • Bolu Öğle Yemeği
  • Boğaz Turu
Eminönü’nden başlayan kısa turlar toplamda 2 saat sürmektedir. Boğaz kenarında güzel bir kahvaltının ardından 14:30’da başlayan boğaz turu, Beşiktaş ve Ortaköy manzaralarından geçerek Asya yakasında Kuzguncuk ve Üsküdar’ı dolaşıp 16:30’da tekrar Eminönü’nde sonlanmaktadır. Boğaz turu boyunca boğaz kenarında uzanan yemyeşil koruları, tarihi camileri, lüks yalıları ve sarayları görebilir, İstanbul’un yoğun havasını içinize çekerek harika bir gün geçirebilirsiniz.
  • Dolmabahçe Sarayı
Dolmabahçe Sarayı; İstanbul Beşiktaş’ta bulunan ve Kabataş’tan Beşiktaş’a uzanan  250.000 m² lik bir alan üzerinde bulunan bir Osmanlı Sarayıdır. 1843 yılında Sultan Abdulhamit tarafından inşaatına başlanınalan sarayın yapımı 1856 yılında tamamlanmıştır. Günümüzde ise müze olarak kullanılmaktadır ve turist ve yerli gezginlerin uğrak yeridir.
  • Taksim Meydanı
Taksim Meydanı İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer alan ve İstanbul şehrinin en ünlü noktalarından biri haline gelmiştir. Çevresinde lokanta, mağaza, külltür merkesi, alışveriş merkezi, eğlence merkezi olduğundan dolayı İstanbul’un en büyük turist çekim merkezlerinden biridir. pek çok siyasi ve toplumsal olaya da ev sahipliği yapan Taksim meydanı, Cumhuriyet Döneminde bir meydan haline gelmiştir.
  • Çiçek Pasajı
1870 yılındaki Büyük Beyoğlu Yangını'nda yanarak yıkılan Naum Tiyatrosu'nun arsası dönemin en zengin insanlarından biri olan Hristaki Zografos Efendi tarafından satın alındı. Rum Cleanthy Zanno'nun mimarlığında yeni bir tip çarşı binası olarak Cité de Péra adıyla yaptırıldı. Hem İstiklal Caddesi'ne hem de Tiyatro Sokağı'na açıldığı için pasaj niteliğinde olan yapı 24 dükkân, 18 lüks daireden oluşuyordu. Maison Parret ve Vallaury'nin pastanesi, Nakumara'nın Japon mağazası, Dulas'ın Natürel çiçekçisi, Schumacher'in hamur işleriyle ünlü fırını, Yorgo'nun meyhanesi, Keserciyan'ın terzihanesi, Acemyan'ın tütüncü dükkânı, Hristo'nun kafesi... pasajın ilk 30 yılı içerisinde faaliyete geçen önemli dükkânlarından sayılabilir.Geceleme İstanbul’da 
7
Gün: İstanbul
  • Boğaz Turu
Eminönü’nden başlayan kısa turlar toplamda 2 saat sürmektedir. Boğaz kenarında güzel bir kahvaltının ardından 14:30’da başlayan boğaz turu, Beşiktaş ve Ortaköy manzaralarından geçerek Asya yakasında Kuzguncuk ve Üsküdar’ı dolaşıp 16:30’da tekrar Eminönü’nde sonlanmaktadır. Boğaz turu boyunca boğaz kenarında uzanan yemyeşil koruları, tarihi camileri, lüks yalıları ve sarayları görebilir, İstanbul’un yoğun havasını içinize çekerek harika bir gün geçirebilirsiniz.
  • Dolmabahçe Sarayı
Dolmabahçe Sarayı; İstanbul Beşiktaş’ta bulunan ve Kabataş’tan Beşiktaş’a uzanan  250.000 m² lik bir alan üzerinde bulunan bir Osmanlı Sarayıdır. 1843 yılında Sultan Abdulhamit tarafından inşaatına başlanınalan sarayın yapımı 1856 yılında tamamlanmıştır. Günümüzde ise müze olarak kullanılmaktadır ve turist ve yerli gezginlerin uğrak yeridir.
  • Taksim Meydanı
Taksim Meydanı İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer alan ve İstanbul şehrinin en ünlü noktalarından biri haline gelmiştir. Çevresinde lokanta, mağaza, külltür merkesi, alışveriş merkezi, eğlence merkezi olduğundan dolayı İstanbul’un en büyük turist çekim merkezlerinden biridir. pek çok siyasi ve toplumsal olaya da ev sahipliği yapan Taksim meydanı, Cumhuriyet Döneminde bir meydan haline gelmiştir.
  • Çiçek Pasajı
1870 yılındaki Büyük Beyoğlu Yangını'nda yanarak yıkılan Naum Tiyatrosu'nun arsası dönemin en zengin insanlarından biri olan Hristaki Zografos Efendi tarafından satın alındı. Rum Cleanthy Zanno'nun mimarlığında yeni bir tip çarşı binası olarak Cité de Péra adıyla yaptırıldı. Hem İstiklal Caddesi'ne hem de Tiyatro Sokağı'na açıldığı için pasaj niteliğinde olan yapı 24 dükkân, 18 lüks daireden oluşuyordu. Maison Parret ve Vallaury'nin pastanesi, Nakumara'nın Japon mağazası, Dulas'ın Natürel çiçekçisi, Schumacher'in hamur işleriyle ünlü fırını, Yorgo'nun meyhanesi, Keserciyan'ın terzihanesi, Acemyan'ın tütüncü dükkânı, Hristo'nun kafesi... pasajın ilk 30 yılı içerisinde faaliyete geçen önemli dükkânlarından sayılabilir

Geceleme İstanbul’da

8
Gün: İstanbul
  • Ayasofya
Ayasofya, 532 ve 537 yıllarında İstanbul’a ait tarihi yarımada içerisindeki eski şehir merkezinde inşa edilmiştir. Kubbe geçişleri ve özellikli sistemleri ile mimarlık tarihinde de önemli bir yeri olan Ayasofya, “kutsal bilgelik ya da ilahi bilgelik” anlamlarını barındırmakta, Ortodoksluk mezhebinde Tanrı’nın üç niteliğinden biri olarak anılmaktadır. 1453 yılında Ayasofya kilisesi camiye dönüştürülmüş, daha sonra müze olarak faaliyete geçmiş, günümüzde tekrar cami statüsüne geri dönmüştür. Ayasofya’nın döneminin en geniş kubbesi bir çok kez depremler nedeniyle çökmüş, son olarak Mimar Sinan tarafından restore edilmiş ve bir daha hiçbir şekilde çökme yaşanmamıştır. Günümüzde müslümanlar ve hristiyanlar tarafından oldukça anlamlı olan ve sembolik değerler taşıyan Ayasofya, farklı inançlara sahip yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmakta, değerini hiçbir zaman yitirmeden görsel ve ruhsal olarak herkesin ilgisini çekmeye devam etmektedir. Ayrıca çevresinde yer alan İstanbul Arkeoloji Müzesi, tarihi en ince ayrıntısına kadar vurgulayan gravür ve mozaikleriyle görülmesi gereken yerler arasındadır.
  • Sultan Ahmet Camii ve Meydanı
Sultanahmet Camii 1609 ve 1617 yıllarında Osmanlı padişahı 1. Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Zamanın değerli mimarlarından Sedefkar Mehmed Ağa tarafından inşa edilen Sultanahmet Camii, beyaz ve mavi renkli İznik çinileriyle bezendiğinden ve kubbelerinin içinin de mavi renklerle işlenmesinden dolayı “Mavi Camii (Blue Mosque)” adıyla anılmaktadır. Yaklaşık olarak 20 bin civarında İznik çinisi bulunan Sultanahmet Camii, külliyesi ile birlikte İstanbul içerisindeki en büyük ve en önemli eserlerden biri olarak kabul edilmektedir. Hemen karşısındaki Ayasofya’dan esinlenmiş izler taşıyan Sultanahmet Camii içerisinde ağırlıklı olarak İslam mimarisi ağır basmaktadır. Mimar Sedefkar Mehmet Ağa, Sultanahmet Camii’ni yaparken “boyutta büyüklük, heybet ve ihtişamın yansıması” fikriyle yaratımı gerçekleştirmiştir. Sultanahmet Camii’nin içini ve çevresini dolaşırken ruhsal bir bütünlük taşıdığını görebilir, Ayasofya ile uyumlu bir ikili olarak tarihi yarımadaya farklı bir zenginlik yarattığını derinden hissedebilirsiniz. Bugün İstanbul’u ziyaret edenlerin ilk durağı konumunda olan Sultanahmet Camii Külliyesi, ihtişamından ve geçmişin taşıdığı kültürel uyumu en iyi yansıtan eserlerden birisi olarak anılmaya devam etmektedir. Türk ve İslam Eserleri Müzesi Türk ve İslam sanatına dair eserlerin toplandığı ilk Türk müzesi olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi, 1913 yılında yapılmış, Süleymaniye Camii külliyesindeki imaret binasında ziyaretçilere açılmıştır. Daha sonra 1983’de Sultanahmet Meydanı içerisindeki İbrahim Paşa Sarayı’na taşınmış, günümüzdeki halini almıştır. Sultan sarayları haricinde günümüze ulaşabilen tek özel saray olan İbrahim Paşa Sarayı’nın içerisinde, İslam dünyasına ait farklı ülkelerden gelen seramik objeler, ahşap işlemeler, el yazması kitaplar, Türk halıları ve daha birçok değerli yer almaktadır. Müzenin içerisindeki İslam dünyasına ait sanat eserleri göz kamaştırırken, avludaki ağaçların huzur veren dokusu gününüzü ferahlatacak, sükutun her yerinize işlediğini ve geçmişle bağ kurduğunuzu farkedeceksiniz.
  • Topkapı Sarayı
 Topkapı Sarayı İstanbul’un Sarayburnu ilçesinde yer alan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık tarihini barındıran ve 400 yıl boyunca aktif olarak devletin irade merkezi olarak kullanılan Topkapı Sarayı tarihinden bu yana 4000 insan ve Osmanlı padişahlarını yaşadığı bir saraydır. 1478’de Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bu saray yaklaşık  700.000 m²'lik bir alanda yer alır ve sarayın bugünki alanı 80.000 m²'dir.
  • Dikilitaş
Theodosius Dikilitaşı Sultan Ahmet Meydanı’nın güney tarafında ve Yılanlı Sütununun yanında bulunan bir Antik Mısır Dikilitaşıdır. Roma İmparatoruI. Theodosius tarafından Mısır'dan getirilerek MS 390 yılında inşa edilen bir yapıttır. Sultan Ahmet Meydanı içerisinde güney tarafta yer alan Dikilitaş, yine tarihi olan Yılanlı Sütun’un hemen yanında görülebilmektedir. M.S. 390 yılında Roma imparatoru I. Theodosius, Dikilitaş’ı Mısır’dan getirmiş ve günümüzdeki yerine koymuştur.    Dikilitaş’ı değerli ve önemli kılan en büyük etken ise Antik Mısır dikilitaşlarından birisi olmasıdır. M.Ö. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmose tarafından yaptırılan Dikiltaş, Karnak tapınağının güneyinden alınıp bugünkü yerine dikilmiştir.
  • Öğle Yemeği
Geleneksel lezzetlerden oluşan yemek menüsü
  • Yerebatan Sarnıcı
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Avrupa yakasındaki en etkileyici yapılardan birisidir. Bizans imparatoru I. Justinianus tarafından 500’lü yıllarda yaptırılan sarnıç, şehrin en büyük kapalı sarnıcı olarak bilinmektedir. Tavanı tuğlayla örülü olan Yerebatan Sarnıcı, sütunlarla çevrilmiş bir ormanı anımsatmaktadır. İçerisine girildiğinde gizemli ve mistik bir atmosferle karşılar ziyaretçilerini. Suyun içerisinden tavana uzanan mermer sütunlar, bu yerin halk arasında Yerebatan Sarayı olarak da adlandırılmasına neden olmuştur. Yerebatan Sarnıcı içerisinde Medusa başlı ters duran bir kaide yer almaktadır. Bu kaidenin neden ters durduğu konusu halen bilinmezliğini sürdürmektedir. Günümüzde konserlerin ve konferansların verildiği Yerebatan Sarnıcı, içerisine girildiğinde anlaşılacak bir tarihi ve doğal bir zenginliğe sahiptir. Teotokos Pamakaristos Manastırı ( Fethiye Camii ) 13. yüzyılda Mihail Galabas Tarkaniotes tarafından inşa ettirilen Teotokos Pamakaristos Manastırı, İstanbul’un fethinin ardından patrikhane olarak kullanılmaya başlanmıştır. Azerbaycan ve Gürcistan’ın 1601 – İran Savaşları’nda fethedilmesine atıfla camiye dönüştürülüp bugünkü Fethiye Camii ismini almıştır. Teotokos Pamakaristos Kilisesi’nin camiye dönüştürülme aşamasında kıbleye bakan mihrap, minare ve medrese eklenmiştir. Cumhuriyetin ardından müzeye dönüştürülen caminin içerisindeki mozaik ve freskler ortaya çıkarılmış, daha sonra yapılmış olan kemer kaldırılıp orjinaline uygun sütunlar ilave edilmiştir. 1960 yılında tekrar ibadete açılan caminin içindeki mozaiklerde Grekçe yazıları görebilmek mümkündür.
  • Mısır Çarşısı
Mısır’dan alınan vergilerle yapılması nedeniyle ismini alan Mısır Çarşısı, İstanbul’un en eski çarşılarından birisi konumundadır. Sultanhamam’ın en önemli noktalarından biri olan Mısır Çarşısı içerisinde rengarenk görseller sunan çeşit çeşit baharatlar, tıbbi ilaçlar, nadir kök bitkileri, kurutulmuş meyveler ve çiçek tohumlarının satıldığı dükkanlar ile kuyumcular yer almaktadır. Mısır Çarşısı’nın da farklı kapıları olup içerisine girdiğinizde etrafınızı saran renk ve kokularla kendinizi adeta eski zamanların masal diyarlarında gibi hissedeceksiniz. İstanbul Osmanlı Eserleri Turu ile gün boyunca Osmanlı zamanından günümüze ulaşan tarihi yapı ve tarihi eserleri gezmeye doyamayacak, zamanın ilerlemesiyle bilgilerinizin ve şaşkınlığınızın arttığına şahitlik edeceksiniz.
  • Kapadokya’ya Uçuş
Geceleme İstanbul’da
9
Gün: İstanbul
  • Otel Kahvaltı
  • Kapalı Çarşı 
1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yapımına başlanan Kapalıçarşı’nın asıl büyük çarşı kısmı Kanuni Sultan Süleyman tarafından ahşap olarak inşa ettirilmiştir. Devasa bir labirenti andıran Kapalıçarşı, 4 bine yakın dükkanı, 66 civarında sokağı ile 30.700 metrekarelik bir alana kurulmuştur. İçerisinde 17 han, 5 cami, 1 okul, 10 kuyu, 5 çeşme, sebil ve şadırvanlar bulunan Kapalıçarşı’nın 24 kapısı bulunmaktadır. İstanbul’un Beyazıt – Nuruosmaniye – Mercan semtlerini birbirine bağlayan ve tam ortasında yer alan Kapalıçarşı, dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından birisi olarak geçmektedir. Yıl içerisinde yaklaşık 90 milyon turiste ev sahipliği yapan Kapalıçarşı, dünyanın en çok ziyaret edilen turistik yapısı olarak bilinmektedir. Kapalıçarşı’ya girdiğinizde adeta bir masal diyarına girmiş gibi hissedeceksiniz. İşlemelerle bezenmiş kumaşlar, eski İstanbul’u yansıtan bakırcılar, herkese uygun giyim ve aksesuarlar, göz kamaştıran kuyumcular ve daha fazlasını görebileceğiniz renkli dükkanlarla bezenmiş Kapalıçarşı'ya girdiğinizde, içerisinde yaşanmışlıkların olduğu bir labirente giriş yaptığınızı hemen fark edeceksiniz. Kapalıçarşı’nın içinde birbirine bağlanan sokakların ortasındaki çeşmeler ayrıca görülmeye değer olup, kokusuyla ve dokusuyla farklı tınlayan alandaki kafelerde dinlenip kahvenizi yudumlayabilirsiniz.
  • Serbest Zaman
10
Gün: Uçuş
Uluslararası Uçuş;
  • İstanbul (THY) 

Tour Location

Tatil paketiniz için en doğru fiyatlandırma seçeneği için özenle seçilmiş Türkiye otellerinin yer aldığı kategorilerinden birisini tercih edin.  
1Step 1
Rezervasyon Talep Formu
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right