İstanbul yüzyıllardır dünyanın en güzel şehirlerinden birisi olarak kabul edilir. Asya ve
Avrupa’yı birbirine bağlayan boğazıyla coğrafi olarak farklı bir statüye sahip olan İstanbul,
yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olmayı her zaman sürdürmüştür. Türkiye’nin en çok turist
ağırlayan şehri olan İstanbul’u tam anlamıyla gezdiğinizi söyleyebilmenizin ilk şartı ise Boğaz
turlarına katılmak ve boğazın kıyı şeridine yayılmış yalıları, küçük kasabaları ve farklı tınıya
sahip mekanlarını ziyaret etmek olacaktır.
Günün ilk ışıklarıyla boğaz kenarında yapacağınız leziz bir kahvaltının ardından sizi
bekleyen özel motor yata binip 2 saat boyunca tarihin koridorlarında benzersiz bir deneyime
kolayca ortak olabilirsiniz. Düzenlediğimiz boğaz turları ile farklı kültürlerin izlerini takip
ederek modern şehrin tarihle birleşen siluetinde kalp atışlarınızın heyecandan hızlandığına
şahit olacaksınız. Topkapı Sarayı’nı ve tarihi yarımada üzerindeki yapıları, deniz kokusunu
içinize çekerek izleyebilir, Eminönü, Karaköy, Üsküdar, Kuzguncuk gibi İstanbul’un eşsiz
beldelerini size özel tekneler ile gün boyunca fotoğraflayabilirsiniz.
Yalılar, kendine has dokuya sahip köy ve kasabalar, Osmanlı ve Bizans İmparatorluklarından
kalan heybetli eserler, yemyeşil korular ve erguvan ağaçlarıyla bezenmiş kıyı şeridi
çevresinde dalga sesleri arasında ilerlerken İstanbul’un zenginliğini daha iyi anlayacak,
yaşadığınız anları hafızanızdan çıkaramayacaksınız.
İstanbul Boğazı üzerinde yer alan 1856 yılından bu yana ihtişamını koruyan ve bugüne
kadar altı padişahın yaşam sürdüğü Dolmabahçe Sarayı,
Sultan Abdülmecit’in, sarayı yaptırırken “Kötülük ve çirkinlikler burada yasaktır, burada
sadece güzel olan şeyler bulunsun." dediği rivayet edilmektedir. Dolmabahçe Sarayı
yapılırken Avrupa saraylarının anıtsal boyutlarından esinlenilmiştir. Bu nedenle farklı biçim
ve yöntemler kullanıldığından belirli bir tarza bağlanamamaktadır. Bunun yanında illa mimari
özelliklerinden bahsedecek olursak; Alman Rokoko, Fransız Barok, İtalyan Rönesans ve
İngiliz Neo Klasizmi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Dolmabahçe Sarayı, ülkemizin
batıya dönük çağdaşlaşma eylemlerini yansıtan en güzel eserlerden biri olarak İstanbul
Boğazı üzerinde halen önemini korumaktadır.
Boğaz turunun ardından yapacağınız Dolmabahçe Sarayı gezisinde, saray içerisinde yer
alan paha biçilemez eserleri de yakından inceleme fırsatı bulabilirsiniz. Tüm eşyaların
simetrik bir biçimde yerleştirildiği Dolmabahçe Sarayı içerisinde, tablolar, altın tavan
yıldızları, zenginliğin yansıması Bohem kristalleri koleksiyonu ve Osmanlı’nın ihtişamının
yansıması olan mobilyalar özellikle dikkat çeken özellikler arasında yer almaktadır. Sarayın
bahçesinde dolaşmak ise insana harika hissettirmektedir. Bahçe içerisinde bulunan saat
kulesi görülmeye değer diğer eserler arasında olup boğaza nazır restoranında dinlenerek
boğaz manzarası eşliğinde kahvenizi yudumlayabilir, tarihin yaşanmışlıkları arasında siz de
yerinizi alabilirsiniz.
- İstanbul'un Tarihi Sokaklarında Yürüyüş
Boğazın ve Dolmabahçe Sarayı’nın zenginliklerini içinize çektikten sonraki zaman
içerisinde, leziz A La Carte öğle yemeğinin ardından dilerseniz Süleymaniye Camii’ni ve
geçmişten günümüze kadar korunmuş mozaik ve freskleriyle ünlü eskiden kilise olan Karia
Camii ve müzesini dolaşabilirsiniz.
İstanbul Boğazı Turu ve Dolmabahçe Sarayı Turuna katılarak geçmiş ve geleceği bir arada
deneyimleyin, Asya ve Avrupa arasındaki muazzam boğazda ilerleyerek kendinizi hayal
dünyanıza teslim edin.
İstanbul sevdalısı Fransız yazar Gerard De Nerval’ın söylemiş olduğu gibi;
“İstanbul eskiden beri Avrupa ve Asya’yı birleştiren büyülü ve adeta kutsal bir mühürdür.
İstanbul, muhakkak dünyanın en güzel yeridir.