Hacı Bektaş-i Veli'nin bölgeye gelip yerleşmesiyle önem kazanan kasaba Alevilik inancı ve Bektaş-i öğretisinin merkezi konumundadır.
Hacıbektaş'da her yıl yılın belirli döneminde anma etkinleri için toplanılır, etkinliklerde eski bir Anadolu Türk geleneği olan ozan atışması ve bestelerinin okunması gibi geleneksel kültür öğeleride sergilenir. En önemli gezi noktası olan Hacı Bektaş-i Veli Türbesi tasavvufu ve bunun türbe mimarisindeki izleri, tarihsel süreçte yaşanmış hikayeleri ile önemli bir gezi noktası olmaktadır. Gezinin sonun da ayrıca Alevi Bektaşi Semahı izleme şansını bulunulabilir.
- Gülşehir St Jean Kilisesi
Nevşehir ili Gülşehir ilçesinde yer almaktadır. Bir kaya içerisine oyulmuştur ve iki katlıdır.Bu iki kat arasında geçiş, bir kaya merdiven ile sağlanırken, yaşanan çökme sebebi ile günümüzde yapılan yeni bir merdiven ile sağlanmaktadır. İlk katta sembolik desenler,papaz odası şarap mahzeni bölümleri vardır, ikinci kat sonradan oyulmuştur. Çok geç dönemde, Kapadokya ikonografisinde benzeri olmayan bir tarzda resmedilmiştir freskler kilisenin önemini artırmaktadır. Buradaki bezemeleri benzersiz kılan unsur, diğer kiliselere göre daha toydur olmasıdır. Kilise apsisinde günümüze ulaşan kısmında “Theodor Laskaris yönetimi döneminde, 1212 yılında, 15 (indüksiyon)*, Nisan’ın 25’i” kaydı bulunmaktadır. Bu tarih kilisenin tamamlanma tarihi görüşleri vardır.Bazı görüşlere göre de kilisenin yeniden düzenlenme tarihidir. 13. yüzyılda çok az sayıda kilise yapılsada baniler yaptıkları ve restore ettikleri kiliselerde sistematik olarak kendilerini tasvir etmektedirler. Kilise de bani tasvirlerinin bulunduğu iki pano vardır. Batı duvarında bir niş içinde bir kadın, İrene, koruyucu bir tavırla iki yanda duran kızları Kali ve Maria’ nın başları üzerinde ellerini tutmaktadır. Figürlerin elbiselerinin zenginliği, yüksek bir sosyal sınıfa dahil olduklarını gösterir.Ayrıca, ikonografik programda, İznik martiri Teodota’nın yanında yer almaları, banilerin Bizans imparatoruna bağlılıklarının bir kanıtıdır (1212 yılında Konstantinopolis Latin işgali altındaydı ve Bizans İmparatoru İznik’te idi). Büyük ölçüde tahrip olmuş diğer bani panosu, kilisenin restorasyonundan sonra ortaya çıkmıştır. Kilisenin kuzey duvarında apsise yakın bölümde üç erkek figürü, üzerlerindeki Tanrı’nın eli figürü tarafından kutsanmaktadır. Jolivet-Lévi, büyük olasılıkla İrene’nin kocası olarak belirtmektedir.İrene’nin kocası iki oğlu arasında, birinin başı açık diğerinin başı bir örtü ile örtülü, Tanrı’nın eli kompozisyonda iki kez tekrarlanmıştır ve onları kutsamaktadır. Ortadaki figürün türbanının üst kısmı kalmış ve sağda elinde sunduğu kilise modelinin bir parçası korunmuştur. Aralarında İsa’ya yönelik bir dua “fotodotis” (ışık yayan) gibi bazı yazılar ile figürlerin isimleri çok ufak parçalar halinde korunmuştur. İkinci katta bulunan on üç sahnenin biri Tevrat kaynaklı, diğerleri İncil kaynaklı ve daha çok İsa’nın yaşamının “passion” dönemiyle ilgili sahnelerdir.Sahnelerin dışında kilisede martirler (din uğruna şehit olanlar), azizler, peygamberler, baniler, keşişler ve melekler tasvir edilmiştir. Kilisede Deisis, Müjde, Son Akşam Yemeği, Yahuda’ nın İhaneti, Vaftiz, İsa’nın Çarmıhtan İndirilişi,Mezar Başında Kadınlar, Boş Mezar, Mirofori, Anastasis, Koimesis (Meryem’in Ölümü), Fırında Üç İbrani Genç, Cehennem, Son Yargı, Mahşer, Psikostasi (Ruhların Tartılması) ve Cennet sahneleri yer alır. Bölgede, yazıtı tarih veren ve bani figürlü kiliselerin sayısı oldukça az olduğu için de Karşı Kilise önem taşımaktadır.Kapadokya bölgesinde benzeri olmayan bir peri bacası çeşididir. Bölgede farklı dönemlerde gerçekleşen volkan patlamaları yüzeyin farklı katmanlarla kaplanmasına sebep olmuştur. Bu katmanlar uzun bir zaman içerisinde aşınıp faklı şekillere bürünmüştür. Bazı katmanlar diğer katmanlara göre çok daha serttir. Mantarkaya denilen bu peribacasının gövde kısmı yumuşak olduğundan çok daha fazla aşınmış şapka kısmı ise sert olduğundan daha az aşınmış ve ismine de kaynaklık eden bir mantar şeklini almıştır. Avanos Kızılırmak kıyısında kurulmuş antik bir şehirdir. Kızılırmak Türkiye sınırları içerisinde başlayan ve biten en uzun ırmaktır. Kızılırmak ilçeyi doğudan batıya doğru ortadan ikiye ayırır. Kızılırmak'ın bölmüş olduğu bu şehir 4 köprü ile birbirine bağlanmaktadır. Bunların en eskisi ise taş köprüdür. Bu nehre Kızılırmak denilmesinin sebebi, nehrin uzaklardan getirdiği minareleri ile Kapadokya bölgesindeki zengin minerallerin karışması ile kızıl renkte bir kil tabakası oluşmuş, bu da nehre adına yakışır bir kızıllık katmıştır. Günümüzde yapılan barajlar nedeniyle bu özelliğini yitirmiştir. Avanos şehri Hitit, Frig, Pers, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan dört bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmıştır. Bu şehirdeki testi yapım sanatı Hititlerin bırakmış olduğu bir mirastır ve m.ö 2000 yıllarından beri üretilmektedir. Hititler, çanak çömlek yapımı konusunda uzmandı. Kaynak sularını şehirlere taşımak ve su ihtiyacını karşılamak için bir boru hattı kurdular. kullanılan su boruları, ayrıca kirli su ve yağmur sularını aktarmak için de kullanılıyordu.
Not
- Günlük program akışı bazı dinamiklere göre değişiklik gösterebileceği için, detaylarda gün boyunca görülecek, deneyimlenecek olaylar ve kısa bilgilendirmeleri olmaktadır.