1985 yılında UNESCO dünya miras listesine alınmıştır. Manastır olan bu yer Hristiyanlık tarihi açısından çok önemli bir yere sahiptir. Bünyesinde Fresco ve Sekko tarzı resimlerle süslenmiş birçok kilise barındırmaktadır, bazı kiliseler günümüzde hala ilk günkü renk canlılığını korumaktadır, bunlardan en önemlisi ve en iyi korunmuş olanı Karanlık Kilisedir aynı zamanda Kapadokya bölgesinin de en canlı kilisesidir. Müze ziyareti gerçekleştikten sonra gün batımında yapılan atv turu öncesi otele bırakılırsınız
.Peribacası olarak adlandırılan kaya oluşumlarının en yoğun bir şekilde görüldüğü ve sunduğu manzara ile en popüler gezi noktalarından biri haline gelmiştir. Bu peribacaları içerisine oyulmuş inziva odaları keşişlerin yaşam tarzını yansıtan önemli örneklerdir. Aziz Simon'a adanmış bir şapel de bulunmaktadır. Aziz Simon 37 yıl boyunca yüksek bir sütun üzerine inşa edilen küçük inziva odasında yaşamış ve gösterdiği mücizelerle büyük bir nam salmıştır. Ölümünün ardından onun öğretilerine inan takipcileri yeni bir akım oluşturmuş ve bu gruba Stylites (sütun üzerinde yaşayan azizler) ismi verilmiştir. Kapadokya bölgesine gelen bazı keşişlerde yüksek peribacalarına inşa ettikleri küçük hücrelerde yaşamış Aziz Simon'un mistik yaşam tarzına benzer bir yaşam sürmüşlerdir.
apadokya'nın en popüler yerleşim yerlerinden biri olan, peri bacaları ile çevrili Göreme kasabası ve en popüler vadileri, ağaçlarının nazar boncuklarıyla süslendiği panorama noktasından Türk Kahvesi ile seyri edilmektedir.
Bölgenin en yüksek peribacasıdır ve eşsiz bir manzara sunmaktadır. Yaklaşık 250 metre yüksekliğindedir. Stratejik bir noktada yer alması bölgede yaşayan çoğu medeniyet tarafından koruma ve savunma amaçlı kullanılmasına sebep olmuştur. Volkanik patlama soncu oluşan bu doğal kale faklı dönemlerde faklı bölümler eklenerek günümüze kadar gelmiştir. Bazı kısımları yıkılmış olsa da bünyesinde birçok tünel, depo, kiler, kilise, inziva odaları güvercinliler gibi kısımlar içerir . Aslında iki bölümden oluşmaktadır. Halk arasında küçük olan kaleye çavuşun kalesi büyük olana ise ağanın kalesi denilmektedir.
Bölge atmosferinin ve lezzetlerinin harmanlandığı otantik öğle yemeği.
Avanos Kızılırmak kıyısında kurulmuş antik bir şehirdir. Kızılırmak Türkiye sınırları içerisinde başlayan ve biten en uzun ırmaktır. Kızılırmak ilçeyi doğudan batıya doğru ortadan ikiye ayırır. Kızılırmak'ın bölmüş olduğu bu şehir 4 köprü ile birbirine bağlanmaktadır. Bunların en eskisi ise taş köprüdür. Bu nehre Kızılırmak denilmesinin sebebi, nehrin uzaklardan getirdiği mineraller ile Kapadokya bölgesindeki zengin minerallerin karışması ile kızıl renkte bir kil tabakası oluşmuş, bu da nehre adına yakışır bir kızıllık katmıştır. Günümüzde yapılan barajlar nedeniyle bu özelliğini yitirmiştir. Avanos şehri Hitit, Frig, Pers, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan dört bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapmıştır. Bu şehirdeki testi yapım sanatı Hititlerin bırakmış olduğu bir mirastır ve M.Ö 2000 yıllarından beri üretilmektedir. Hititler, çanak çömlek yapımı konusunda uzmandı. Kaynak sularını şehirlere taşımak ve su ihtiyacını karşılamak için bir boru hattı kurdular. kullanılan su boruları, ayrıca kirli su ve yağmur sularını aktarmak için de kullanılıyordu.
Kapadokya bölgesi tarıma fazla elverişli olmadığı için insanlar eskiden beri hep birden çok işle uğraşmışlardır. Testi yapmışlar halı dokumuşlar ve değerli taşların işlenmesinde ustalaşmışlardır. Kapadokya bölgesinde değerli taş sergilenen bir çok yer bulunmaktadır. Değerli taşlar arasında en önde gelenler oniks ve sultanitdir. Oniks taşı görünüş açısından mermer ile neredeyse aynı görünüme sahiptir. Fakat oniks taşları şeffaftır ve farklı renklerde katmanlara sahip bir taştır. Taşta bulunan baskın renk siyahtır. Fakat oniks taşı beyazdan siyaha doğru değişen pek çok rengi barındırmaktadır. Aksesuar, takı ve mücevher yapımında genellikle siyah renk oniks kullanılmaktadır. Faydaları ise oldukça dikkat çekmektedir. İlk olarak pozitif enerji vermekte ve depresyonu azaltmakta, strese karşı oldukça etkilidir, özgüven artıran bir özelliği vardır ayrıca kadın erkek ilişkilerinde denge sağlayarak kişilerin ilişkilerini güçlendirir. Ayrıca bu taş ağrıları azaltıcı etki göstermektedir. sultanit, Sultan taşı ismini Osmanlı sultanlarından almıştır. Sadece Türkiye coğrafyasına özgü bu taş Muğla Milâs’ da çıkarılmaktadır. Göze çarpan en önemli özelliği farklı ışık kaynakları altında farklı renklere bürünmesidir. Pembe, yeşil, sarı, mavi ve kahverengi gibi renklere bürünmektedir. sultanit ismi ile de tescilli bir marka haline gelmiştir. Fayda olarak Zihnin daha açık ve berrak hale gelmesine imkan verir. Psikolojik açıdan insanı rahatlatan ve sakinleştiren bir yapısı bulunmaktadır. Negatif enerjiyi uzaklaştırmaktadır.