"Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin."
ATATÜRKMustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Olmak
20 YY yaşamış en büyük figürü olan Atatürk, dünyada faşizmin sömürgeciliğin en güçlü dönemlerinden birisinin yaşandığı çağda dünya da umudunu yitirmiş, sömürgeleşmiş tüm halklar için yol haritası çizmiş tüm liderler için ilham kaynağı olmuş mücadele, aydınlığın ve en önemlisi bağımsızlığın ortak sembolüdür.
Hayatı (1881-1938)
Hayatının ilk 24 Yılı
1881 yılında Selânik’te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Atatürk’ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) Hanım 1956 yılına kadar yaşadı.
Hafız Mehmet Efendi‘nin mahalle mektebinde ilköğrenimine başladı. Kısa bir süre sonra babasının isteğiyle modern eğitim veren Şemsi Efendi Mektebine geçti. Bu sırada babasını kaybetti.Okulunu bitirdi ve Selânik Mülkiye Rüştiyesine kaydoldu. 1893 yılında, Selanik Askerî Rüştiyesine girdi. Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’den, “Kemal” adını aldı. Böylece adı “Mustafa Kemal” oldu. Selanik Askerî Rüştiyesini bitirdikten sonra 1896 yılında Manastır Askerî İdadisine başladı. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdadisini bitirip, İstanbul’da Harp Okulu’nun piyade sınıfına yazıldı. Arkadaşlarıyla birlikte hürriyet fikirlerini yaymak amacıyla gizli olarak el basması bir gazete çıkardı. 1902 yılında Harp Okulundan teğmen rütbesiyle mezun olarak Harp Akademisine girdi. 1903 yılında ikinci sınıfa geçerek üsteğmenliğe yükseldi. 11 Ocak 1905’te yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisinden mezun oldu.
Askeri Mustafa Kemal
Mezuniyetinden sonra yönetim karşıtı fikirlerinden dolayı kısa bir süre gözaltında tutuldu.1905 yılında Şam’daki 5. Ordu emrine atandı.Bazı arkadaşlarıyla birlikte, gizli olarak, Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. Bu cemiyetin Beyrut, Yafa ve Kudüs’te şubeleri açıldı. 1907’de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) rütbesini aldı.
Meşrutiyet’in ilanını takiben baş gösteren tepkileri önlemek için Trablusgarp’a gönderildi. Buradaki huzursuzluğu giderdikten sonra Ocak 1909’da Selanik’e döndü. 3. Ordu Selanik 2. Redif Tümeni Kurmay Başkanlığına getirildi. 31 Mart Vakası olarak tarihe geçen isyanın çıkışı üzerine 15-16 Nisan 1909’da Selanik’ten İstanbul’a hareket etti. 1911 yılında Trablusgarp Savaşı’na gönüllü olarak katıldı. Rütbesi binbaşılığa yükseltildi. Ekim 1912’de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. 21 Temmuz 1913’te Edirne’yi Bulgarlardan geri aldı. 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Birinci Dünya Savaşı’nda, Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf devletlerine “Çanakkale geçilmez!” dedirtti.
18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nı geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verildi. 25 Nisan 1915’te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı’nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915’te Arıburnu’nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos’ta Anafartalar Zaferi’ni kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos’ta Kireçtepe, 21 Ağustos’ta ikinci Anafartalar zaferleri takip etti. Mustafa Kemal’in askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri cephenin kaderini değiştirdi. 1916’da Çanakkale’den Edirne’ye nakledilen 16. Kolordu Komutanlığına atandı. Kafkas Cephesi’nin önem kazanması üzerine Mustafa Kemal Diyarbakır’da görev aldı. 1 Nisan 1916’da tümgeneralliğe yükseldi.
Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı. 31 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919’da Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919’da Ankara’da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atıldı. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvayı Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvayı Milliye ile ordunun bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.
Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşı’nın önemli aşamaları şunlardır:
- Sarıkamış(20 Eylül 1920),Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü’nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı
- Çukurova,Antep,Maraş,Urfa savunmaları(1919-1921)
- Birinci İnönü Zaferi(6-10Ocak1921)
- İkinci İnönü Zaferi(23Mart-1Nisan1921)
- Sakarya Zaferi (23Ağustos-13Eylül1921)
- Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muharebesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos- 9 Eylül 1922)
Sakarya Zaferi’nden sonra 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı.
23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu müjdelenmiştir1 Kasım 1922’de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’yla yönetim bağları koparıldı. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye başladı.
Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.
Siyasi Hayatı
Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.
Hayatının gençlik yıllarını hep cephelerde askeri üniforma altında geçiren Mustafa Kemal, halkıyla beraber kurtardığı vatan topraklarında şimdi daha zorlu bir dönem bekliyordu kendisini halkının her bir bireyine dokunacak, vatan toprağının her santimine ulaşacak yaşamının son anına kadar ulaşmak için çaba sarf edecekti. Genç bir devlet, yorgun tükenmiş bir halk, kanla sulanmış vatan toprağı, hepsi Mustafa Kemal’in umudu, inancı, bilgisi ve ileri görüşlülüğü ile huzurlu, refah, zengin bir halk , güçlü bir devlet için zorlu ama umut dolu ikinci mücadele yılları başlamıştı.
Hiç şüphesiz ki bu ikinci mücadele ilkinden daha zordu çünkü bu sefer düşman kendi halkı içindeydi, halkının zihninin içinde. Kendisi de çok iyi biliyordu ki çağ dışı, bağnaz bir fikri yenmek daha da önemlisi değiştire bilmek cephede düşmanla savaşmaktan daha zordu.
Tüm bunlara karşı mücadelesini gerçekleştirdiği devrimlerle kalıcı hale getirdi. Devrimler konu başlıklarıyla;
15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de devrimleri anlatan 10. Yıl Nutku’nu okudu.
1.Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
2. Toplumsal Devrimler:
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)
3. Hukuk Devrimi:
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)
4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler
5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması
Yaşantısı
Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923’de Latife Hanım’la evlendi ve 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü.Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu.
Bütün hayatı mücadele içinde geçen Atatürk’ün 1937 yılının sonlarına doğru sağlığı bozulmaya başladı. 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat dokuzu beş geçe Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini kapadı.
Atatürk’ün naaşı, Dolmabahçe Sarayı salonunda özel bir katafalka yerleştirildi. Türk bayrağına sarılı ve başında silâh arkadaşlarının nöbet tuttuğu mukaddes tabut, üç gün müddetle milletin ziyaretine bırakıldı. Cenazenin Ankara’ya nakil işlemi 20 Kasım’da gerçekleştirildi. 21 Kasım’da büyük törenle Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine kondu.
Cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Çanakkale’de ve diğer muharebelerde ona karşı savaşmış yabancı generaller törende bilhassa dikkati çekiyordu. Atatürk’ün naaşı, 10 Kasım 1953 tarihinde yapılan büyük bir devlet töreni ile Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabirden alınarak Anıtkabir’deki ebedî istirahatgâhına gömüldü.


