Hitit Uygarlığı ( Hattuşa)

HİTİT

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Tarih süreci boyunca pek çok önemli uygarlığın bulunduğu Anadolu başta Frigler, Hititler, Urartular olmak üzere çağımızda tam olarak ortaya çıkarılmamış olan yüzlerce medeniyet ve kısımları ile dünya tarihine pek çok ilk kavramına şahitlik ediyor. Destanlara konu olmuş olan bir gizem bulunduran felsefi düşüncenin yükseliş noktası olan batı ve doğunun verimli Toprakları üstünde kurulmuş olan Anadolu uygarlıkları dünyada bırakılmış olan mirasları tekrar kazandırdıkları yeniliklere ve gelişime de katkıda bulunan tarihte yerlerini almışlar.

Doğu efsanelerinin doğuşunu gösteren astronomi geometri ve matematiğin Ortaya çıkmasında öncülük yapan isimleri yükselten ve batısından doğusuna nakledilmiş olan bilgilerin inanılmaz derecede evrimini gören Anadolu uygarlıkları yükseliş basamaklarında insana olan desteğini de böylece yanında götürüyor. Anadolu uygarlıkları tarihte en önemli süreçleri ortaya çıkarmış yaşamış ve henüz yaşanmamış olan tüm derinlerde yatan kısımları olduğu kadar beklemekte ve efsane olan değerini de korumakta.

Hititler

Hititlere ait ilk bilgiler içinde bulunduğumuz yüzyılın başlarına doğru dayanıyor. 19. yüzyılın tamamen sonlarına kadar Hititlerin zaman içerisindeki konumu hiçbir şekilde bilmiyordu. Sadece bunu söylerim metinleri ve oluşan bir Tevrat kavimizden söz ediliyordu ama bu kavmin kökeninin Anadolu olabileceği kimsenin aklına gelmiyordu.  Anadolucun ilk zamanların tarihi ile yapılan tüm araştırmalar 19. yüzyılın başlarında buraları gezmiş olan ünlü gezginlerin tahminleri üzerinden ilerlenmiştir. Bu tahminlerden hemen sonra Yozgat tabletleri adı verilen arşivlere ait eserler bulunmuş. Bu olayların hepsi 1917 yılında ünlü bir bilgin tarafından çözümlenmiş.

Bundan seneler önce Yozgat tabletlerinde Anadolu’nun Hitit bölgesinden hatti ülkesi diye söz edildiğinden diğer Tevrat da ki ismi ile de eşit olması nedeniyle hitit adı kullanılmaya başlanmış.  Hititler araştırılmaya başlamadan önce bu bölgenin göçlerinden hemen önce aynı yerlerde kurulmuş olan uygarlıkları ve büyük ölçüde etkilemiş olan uygarlıkları incelemek gerekiyor.  Yaklaşık olarak Milat’tan önce 2500 veya 1700 yılları arasında Anadolu Çevresinde oluşmuş olan uygarlıklar hakkında bilgiler oldukça sınırlı. Hitit krallığı Anadolulun yerli halkı olarak kabul edilmiş bununla beraber göçlerde geldiklerini ve Türk kökenli olduklarını savunan binlerce insan vardır.

Hitit Etimolojisi

Yapılan inceleme Hititlerin inanç ve uygarlık bakımından hatiplerden oldukça fazla etkilendiklerini ortaya sürmüştür. Hitit etimolojisi kendi isimlerini başka isimlerle almalarına rağmen ülkelerine Hatti ülkesi denilmesini ve din ile alakalı tabletlerde rahibin haddi dilinde konuşulmasında belirtmeleri ve bu etkileri göstermektedirler aynı zamanda özel isimlerinin pek çoğu hatit dilinden gelmekte.

Hitit uygarlığını dair en önemli eserler Alacahöyük denen kısımda bulunmuş. 1935 yılında Atatürk’ün himayesi altında başlayan arkeolojik kazılarla günümüz içerisinde Anadolu medeniyetleri müzesi içerisinde sergilenen heykelcikler, güneş kursları, altın kupalar gibi pek çok eserler bulunmuş.  Yapılmış olan arkeolojik kızlar da ölülerin ana rahminde olduğu gibi bulunmasında aynı zamanda cenin vaziyetinde bulunması için yeniden dirilme ve toprak kitlenin varlığı dolayısıyla ana tanrıça kültürünün varlığını ilerletmiştir. Araştırmalar için kullanılan bir başka yer ise Tokat’ta bulunan Horoz tepe olarak biliniyor.  Bu kısımda ana tanrıçaya dair tören zilleri ve idoller bulunmuş fakat buluntuların çok büyük kısmı yurtdışı için kaçırılmış ve kaybolmuştur.

Hatitlerin sahip olduğu benzer bezeme şekillerinin ve süsleme şekillerini Anadolulun pek çok yerinde görülmesi bu uygarlığın oldukça yayılmış olduğunu ve önemli bir yer kapladığını gösteriyor.  Haiti toplumu hayvan Şeklindeki tanrıların kültürünü geliştirmiş aynı zamanda boğa en önemli simge olarak biliniyor. Boğa ile güneş kurslarının beraberliği gök ilişkisini düşünülmüş. Aynı zamanda boğa en büyük gök Tanrı’yı temsil ediyor.